
Taşeli kültürünü yaşatanlardan birisi de Musa Yıldız. Elinde kendi deyimi ile kemenesi; çalıyor, söylüyor, söyletiyor. Bölgedeki düğünlerin bir çoğunu onlar çalmış. Halen Silifke‘nin Sarıaydın köyünde yaşamakta. Kendisini birkaç kez ziyaret etmiştim. Bu ziyaretlerimden birinde yaptığım söyleşiyi sizlere aktarmak istedim. 1975 yılında yaptığım söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum.
Musa Yıldız 1926 doğumlu. 6 yaşında Şıh Dayısı ile düğünlerde davul çalmaya başlar. Dayısının yanında kemene çalmayı öğrenir. Dayısı öldüğünde 35 liraya kemanı dayısının çocuklarından satın alır. Onun ile düğün çalmaya başlar. Onu beğenmez bir kemene ile değişir. Onu bir eğlencede kırar. Mersin’den bir kemene alır. Onu da beğenmez. Sonra Kıbrıs’tan gelme bir keman bulur. Onu alır. O kemanı çalmaya devam eder. Bu keman kendi yöresel ezgilerini çalacak şekilde değişiklikler yapılmıştır. (kara düzen )
SARIAYDIN TÜRKÜLERİNDEN ÖRNEKLER.
VARIP GİDİP YAYLALARI GEZMELİ ( UZUN HAVA )
Varıp, gidip yaylaları gezmeli,
Kalem alıp, kaşın gözün yazmalı
Önü gök öncekli sarı çizmeli
Göç gününde bir yosmaya vuruldum.
Yaz gelir de her koyaklar yurt olur
Güz gelince yarelerim dert olur.
Gelin Ayşe’m evleriniz nerde olur ?
Öldüm gelin, soldum senin elinden.
Yayla yollarında vardır evimiz
Siz de bizim eve gelmez oldunuz.
Senin ile böyle miydi kavlimiz?
Kavil yerlerine gel kara gözlüm.
Yine kalktı kuz kaya nın buludu,
Nazlı yarim edeceğin bu muydu ?
Kesmem yine yarim senden umudu,
Emeksiz çobana dön derdin beni.
SARI YAYLAM ( UZUN HAVA )
Yalı kenarından göç , göç edince
Yüğlük dağlarıdır bizim yurdumuz.
Sarı ardıç , mor menekşe bağında,
Al yeşil kuşanır bizim ilimiz.
Sen bir Bulgar Dağısın olaman perde
Menendin bulunmaz gelin bu köyde.
Sağ yanın Karaman, sol yanın Niğde,
Ereğli göğsünde var Bulgar Dağı.
İlk akşamdan da yüklettin göçünü,
Çıkıp gider Yankılının içini.
Nazlı yarim taramış da saçını,
Çekip gider de yaylasına bir gelin.
Yaz gelipte beş aylar doğunca,
Sulu çayların kenarı tozlu yol olur.
Lalesi bitipte sümbül boynun eğince,
Kız oğlana nergiz verip, gül alır.
YAYLANIN SUYU (OYUN HAVASI )
Yaylanın suyu yan gider of
Değme yarelerime kan gider of.
Aman yaylalar, serin yaylalar
Yayla mısın sen? Sevda mısın sen ?
Bilmem nesin sen ?
Yayla demeli, kaymak yemeli ,
Çökelek çökertmeli.
NAKARAT
Yaylaya giden yolun olayım.
Açılmış bahçende gülün olayım.
NAKARAT
Yaylanın suyu ne acı of
Aman geliyor çifte bacı of.
NAKARAT
Oğlanıın elinde lüfer belinde
Oğlanın adı çıkmış ayna elinde.
Aman yaylalar, serin yaylalar
Yayla mısın sen, sevda mısın sen ?
Bilmem nesin sen.
İnek sağarlar, yayık yayarlar.
Peynir basarlar.
En kısa zamanda Sarıaydın köyüne gidip, Goca Ayşanın Yoğurdu, Kürdün Kızı türkülerinin söylenceleri ile birlikte sizlere sunacağız. Musa Yıldız’a ve diğer köylü sanatçılarımıza Allah uzun ömürler versin.
09.11.2001, Silifke Umut Gazetesi.