Mut İlçemiz

SİYAH BEYAZ MUT’LU / 5

SİYAH BEYAZ MUT’LU / 5
Serkan YALÇIN
Serkan YALÇIN( smmmser@hotmail.com )
14 Ağustos 2020 - 15:37

ALİ AĞA

Ekonomik, sosyal ve psikolojik yaşamımızı düzenli ve sürekli bir şekilde sürdürebilmemiz için çalışmamız gerekiyor. Çalışma hayatıma ilk adımımı Kozlar’da attım.

Elektriğin yeni geldiği yıllardı. Kozların yolu taş toprak. Sabah erkenden kalkıp fırında pide kuyruğuna girmiştim. O sırada bir konuşmaya kulak misafiri oldum. Çivili Kasap Ali yanına çırak arıyormuş. Kahvaltıyı bitirir bitirmez Kasap Ali’nin yanına gittim. Benim çalışma hayatıma başlamam işte böyle oldu.

O zamanlarda günde bir keçi keser onu akşama kadar hem pişirir hem satardık. Şuan Kozlar’daki mezbahanenin olduğu yer Kasap Ali’nin dükkânıydı. Esnaflık zor iş ancak bir çocuk okuyacaksa bile gelecekte başarılı olabilmesi için yaz tatillerinde iyi bir esnafın yanında çalışmalı.

Ali abi biraz garibandı ama mesleki olarak işini yapan, kendince kuralları olan bir adamdı. Ondan çok şey öğrendim. Tüm imkânsızlıklara rağmen, nasıl çalışılması gerektiğini, hayata nasıl sımsıkı sarılınması gerektiğini ondan öğrendim.

En önemlisi neden okumam gerektiğini öğrendim ondan çünkü o benim bu işe alışmamam ve okumam için bana her gün karın kelle temizletiyordu… Kesim alanlarını yıkatıyordu… Ama bilmediği bir şey vardı. Bana farkında olmadan sebat etmeyi ve en kötü şartlarda bile çalışsak mutlu olmayı öğretiyordu… Ortaokuldan lise çağıma gelinceye kadar Kasap Ali’nin yanında çalıştım. Çalışmaya o kadar alıştım ki, yaşım on beşe geldiğinde artık ayaklarım üzerinde tek başıma durabileceğimi hissediyordum. Her ne kadar Ali abi her karın temizlediğimde “okumazsan çok karın temizlersin” dese de ben halimden memnundum. Kendimi artık çok güçlü hissediyordum. Çalışmak, ortaya bir iş getirmek, bir şeyleri başarmak kadar güzel bir duygu yoktu. İşte bu sebeptir ki hem mesleki hayatımda, hem öğrencilik hayatımda hiç boş durmadım ben. Üniversite çağlarımda bile mutlaka çalışmak için bir sebep buldum ve hep çalıştım…

Uzun süren gece yolculuklarını sevmiyorum ama zamanla ona da alıştım. Zaten uyumuyorum. Şoför ve muavinden sonra sanki firmanın bir personeliymişim gibi bir duyguya kapılıyorum. Hatta muavinin uyuduğu zamanlarda yolculardan birisi su istediğinde mutlaka yardımcı olmam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Alışmışım ya, kendime hemen bir iş yaratıveriyorum.

Ankara…

Ankara, Türkiye’nin başkenti. Ankara ile tanışmam bir Eylül sabahında olmuştu. Üzerimde beyaz bir gömlek, kumaş bir pantolon ile otogarda otobüsten inerken Ankara soğuğunu iliklerime kadar hissetmiştim. Tüm vücudumu titretmişti…

Eğer sabah erken saatte Ankara’ya gelirseniz karşılama merasimi hep böyledir. Aman Allah’ım bu nasıl bir soğuk. Çok heyecanlıydım; yıllarca kitaplarda gördüğüm, fotoğraflarını incelediğim ve çok merak ettiğim şehirde yaşayacaktım artık. Daha önce gelmişliğim vardı ama gelip gitmek ayrı orada yaşamak ayrı diye düşünüyorum.

Yaz tatillerinde Mut’a gelip Kozlar’da çalışmaya devam edeceğimi bildiğimden giderken Kasap Ali’ye “eğer okuyamazsam döner gelirim” diye takılmıştım. Adamcağız bunu ciddiye almış ki, arkadaşlarım yanına her uğradığında telefon açar, “Gel get Serkan oğlum, yapamazsan dükkanımızda çalışırız” diyordu. Ben okudum… Elimdeki imkanların el verdiği kadar okudum. Başarılı oldum mu yoksa olamadım mı, dışarıdan nasıl gözüküyor bilemiyorum ama kendi adıma, çocuk yaşta çalıştığım ve bana birşeyler öğreten tüm ustalarım için okudum…

Yıl 2019 Ekim ayı. Viyana’dayım. Bana hayatı her koşulda sevmeyi, çalışmanın ve okumanın ne kadar önemli olduğunu öğreten Kasap Ali’nin kardeşi olduğunu bilmediğim İbrahim Arı ile beraberim. Kasap Ali’nin vefat haberini birlikte aldık. Ustamın kardeşini, binlerce kilometre uzakta, abisinin vefatında teselli etmekte işte bana kısmet oldu…

Bunlar birer tesadüf olamaz diye düşünüyorum. Evrende bir enerji var ve bu iyi enerji insanları bir araya getiriyor…

Devam edecek…

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com