DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

SİYASET DİLİ

Siyaset gündemimiz yeni meşgalesini buldu. Sosyal medya terörü. Meclis gündemine alınacak olan sosyal medya saldırılarının neticesinde yeni düzenleme projeleri konuşulmaya başlandı bile. Hakaret, küfür, tehdit ve taciz gibi insanlık dışı eylemlerin sosyal medya üzerinden fütursuzca yapılmasının denetlenmesi ve kontrol edilebilmesi için yapılması gerekenlerin acilen hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Doğru mu? Doğru. Bir an önce yapılması gerekiyor mu? Evet, geç bile kalındı.

Fake hesaplar üzerinden, troller üzerinden yapılan saldırıları, gerçek dışı kimliklerle yapılan hakaretleri herkes görüyor ve müdahale edilse bile, cezalandırılamıyor. Özellikle siyaset sahnesinde yapılan bayağılıkları herkes görüyor. İnsanların şahsiyetlerine, kişiliklerine, ailelerine, namuslarına ve hatta çocuklarına, bebeklerine varana kadar saldırılar, tacizler ve iftiralar  maalesef cezasız kalıyor .

Günümüzde bir çok siyasi figür amaçlarını, fikirlerini ve yapmak istediklerini, ne olduğunu anlatma fırsatı bulamadan ne olmadığını, kim olmadığını ispat etme çaresizliğine düşüyor. Sadece oy kapma şehvetiyle yapılan bel altı saldırılar sosyal medyadan önce kürsülerden, meydanlardan geliyor.

Ülkeyi yönetmeye talip olan koca koca liderler meydanlarda birbirlerine ağza alınmayacak hakaretler savurmakta. Her yıl yaptıkları hakaretler neticesinde mahkeme kapılarında bekleyen avukatları maddi ve manevi tazminat davalarıyla uğraşmaktadırlar.

Peki, hal böyleyken taraftarlara, partizanlara terbiyesizlik etmeyin demek, yapılan bayağılıkları bıyık altından gülerek ayıplamak samimi mi sizce? Hoş, bir çoğu da ayıplama nezaketinde bile bulunmuyor ya!

“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” düşüncesinde olanlar bilmeliler ki; kendisine dokunmayan yılan bin yıllık ömrü içerisinde kendisini de sokabilir.

Siyaset sahnesinin bir an önce liderler ağzıyla bir temizliğe kavuşması şarttır. Her an toplumun önünde yaşayan siyasetçiler amaçlarını ve memlekete hizmet gayretlerini deklare etmelidirler. Rakiplerinin yapmadıklarını yapmış gibi gösterme, söylemediklerini söylemiş gibi anlatma çabalarından vazgeçmelidirler. Nezaket ve doğruluk kriterlerini aşmadan, topluma örnek olacak şekilde rakip ve birbirlerine muhalif olmalıdırlar.

Sosyal medya üzerinden ya da topluma açık her türlü yayın ve interaktif kanallar üzerinden yapılacak aşağılayıcı ve zedeleyici iftira, hakaret, tehdit ve tacizler konusunda el birliğiyle yasal düzenlemeler yapılmalı, buna cüret edenler cezalandırılmalıdır.

Fikir ve düşünce hürriyeti demek herkesin kafasına estiği gibi meydana laf üretmesi demek değildir. Özgürlüğün sınırlarının bir başkasının sınırında bittiğini unutmamak gerekir.

Siyasetin dilini temiz tutabilirsek yasaklayıcı ve kısıtlayıcı kararlar almak zorunda kalmayız. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri biz de başkasına yapmaz isek sorun çözülür.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.