DOLAR
46,0781
EURO
53,1240
ALTIN
6.397,10
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
27°C
Mersin
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Açık
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C

İbrahim ARI

YAŞAMDAN İZLER

    VİCDANINI NEREDE BIRAKTIN?

    Ülkenin ekonomik durumu ve hayat pahalılığı konuşulmasın diye bazı hassas konular bilinçli olarak kaşınıp gündemde tutulmak istense de söz konusu “yaşam hakkı” olunca bir şeyler söyleyip tarafını belli etmek gerekir.

    Bizde “İmam osurursa cemaat sıçar” deyimi vardır, anlamı; baştakilerin küçük bir suç işlemesi durumunda, yönettiklerinin daha büyük suç işlemelerine yol açmasıdır.

    Sokak hayvanlarını katledeceği gerekçesiyle eleştirilen kanun teklifi 273 vekilin ‘evet’ oyu kullanması ile kabul edildi. Kanunun yasalaşmasının ardından kanun teklifine oy verenler toplu halde yılışık pozlarını vermeyi de ihmal etmediler.

    ***

    Katliam yasasının hemen ardından önce Niğde’de sonra Altındağ’da aynı zihniyetin fırsatçı belediye başkanları tarafından onlarca köpek vahşice katledildi ve toplu halde gömüldü. Bu vicdansızlığın ve katliamın vebali mevcut kanunu işe yaramaz sayıp yirmi yıldır uygulamayanlar ve denetlemeyip asli sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Yine sokak hayvanlarının çocuklara saldırmasının vebali sokak hayvanlarının değil, asli görevini suistimal edenlerindir.

    ***

    1929 doğumlu rahmetli annemin okuması yazması yoktu ama vicdanlı ve merhametliydi.

    Mahallemizdeki köpekler aç susuz kalmasın diye evin önüne oyulmuş taş koydurup yemeleri için “yal” dediğimiz un ve tuz karışımını ve suyu hep hazır bulundururdu. Su ılımışsa tazelerdi. Mahallemizin büyüklü küçüklü köpekleri gelir karnını doyurur, teşekkür eder gibi göz göze gelirlerdi bizimle. Biz meraklı meraklı bakarken annem, “Hayvanlar Allah’ın dilsiz kullarıdır” guzum derdi.

    Kedilerimiz zaten bizimle yatar bizimle kalkarlardı. Öylesine mekana sadık ki, eve ne sıçan (fare) ne de yabancı kedi yaklaştırırlardı. Hatta kedimizin birinin yılanı uzaklaştırdığını iyi hatırlıyorum.

    ***

    İnsan ne kadar nankörleşebiliyor değil mi..?

    Sen, salt onlardan yararlanmak için evcilleştir, doğal yaşamından kopar; avlanmayı unutsun, kendine bağımlı hale getir, işin bitince de sokaklara sal. Bütçe ayırma, barınak yapma, kısırlaştırıp üremesini önleme, aşısını yapma, suyunu verme, karnını doyurma sonra da “saldırıyorlar” diye feryat edip dilsiz canların katliamından yana ol…

    Yerine getirilmeyen sorumluluğun bedelini de dünyadan habersiz dilsiz hayvanlara ödet…

    Hani yaratılanı yaratandan ötürü seviyordun?

    Hani Allah’ın verdiği canı sadece Allah alırdı?

    Ne oldu?

    Nerede kaldı merhametin?
    Vicdanını nerede bıraktın?

    Yazarın Diğer Yazıları