DOLAR
44,0680
EURO
51,2016
ALTIN
7.301,96
BIST
12.792,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
16°C
Mersin
16°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Açık
15°C
Pazartesi Açık
16°C
Salı Açık
19°C
Çarşamba Açık
20°C

ETKİNİN TEPKİSİDİR HAYAT

ETKİNİN TEPKİSİDİR HAYAT
18.10.2018
A+
A-

“Etkinin tepkisidir hayat.” diyor Azra Kohen ve ekliyor:

“Hayat bir an; ya efendisi olursun ya da kölesi.”

Aslında hayat bir deney alanı. Bazen niyet denemesi, bazen ahlak denemesi, bazen güven,  bazen de sevgi denemesi. İnsanlığımızı denemek için öylesine güzel ve öylesine incelikle tasarlanmış ki, hayat bizi denerken mucizeler yaşadığımızı fark edemiyoruz  bile. Yıllar sonra geçmişin kritiğini yaparken anlıyoruz hayatın görünmez yüzündeki gerçeğini.

“O olay sayesinde gözüm açıldı.”

“Anladım kimlere güveneceğimi…”

“ Kazanmak neymiş kaybedince anladım.”

“Eşimi kaybedince ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim.” gibi gibi…

Kısacası acıyla birlikte, direnç gösterdiğimiz her durumda nasıl geliştiğimizi farkederiz yıllar sonra… Hayatın denemesi bitmez anlayacağınız.

Örneğin, ahlakımızı dener. Gönlümüzün eksikliğini çektiği bir şeyi çıkarır karşımıza… Her şeyi bırakıp gönlümüzün çektiği şeyin peşinden mi gideceğiz yoksa sorumluluklarımızı bilip ahlaklı mı davranacağız?

Vefamızı dener. Beslendiğimiz birini çeker alır hayatımızdan. Vereceğimiz tepkiyi, niyetimizi öyle güzel ölçer ki… Bize zenginlik katanlar artık  zenginlik katmamaya karar verdiğinde kıskançlık, fesatlık ve komplekse kapılıp, yalan dedikodularla saldıracak mıyız yoksa  saygıyla onları uğurlayacak mıyız?  Vefamız, niyetimizi belirler. Velhasılı vefasız insanın niyeti iyi olmaz  ve sevgiden  beslenmez.

Emniyetimizi dener. Bizden çalanlara karşı nasıl davranacağız? Arsız, yalan söylemeyi bir iş haline getirmiş, duygu sömürüsü ile sürekli bizden beklenti içine girenlerden kendimizi nasıl kurtaracağız? Etrafta söylenen yalanlara verdiğimiz tepkide kendimizi kaybedip onlar gibi mi olacağız?  Yoksa ahlaklı bir şekilde üzerimize düşeni yapıp kendi öz değerlerimizi koruyabilecek miyiz?

Hayat en çok da özümüzü korumada gösterdiğimiz emniyeti ölçer. Eğer her savaşta savaştığımıza dönüşecek kadar emniyetsizsek bütünlüğümüzü koruyamayız.

Hayat ölçer ve aslolan tek şey içinde yaşadığımız bu yaşamın bir an olduğunu unutmadan, kendimizi kötülüğe kaptırmadan ve fazla da bir şey sanmadan bu anı yaşayabilmek. Çabada olmak, yani cihatta olmak.

Her koşulda, doğru olanı seçmenin ve uygulamak için emek vermenin anlamını bilebilenlere selam olsun!

Not: Yazı genel olarak Azra Kohen’in paylaşımından alıntı. Ben bazı bölümlerine açıklık getirmek için örneklendirdim. Kendim de anladığım kadarıyla açıklamaya çalıştım.

Sevgiler.

HAVVA UYAR

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.