DOLAR
49,7623
EURO
55,6845
ALTIN
6.438,69
BIST
11.172,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Çok Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Çok Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
23°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
21°C
Perşembe Yağmurlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    İLLE DE KÜLTÜR

    Hapishaneler ve hastaneler, aslında buna kahvehaneleri de ekleyebiliriz, üçü bir ülkenin gelişmişlik ölçüsüdür. Eğer üçü de tıklım tıklımsa, vah o ülkenin durumuna!
    Kültür de böyle; eğer bir insan ya da bir toplum kültürsüzse, yine vah o insana, o topluma!
    Konumuz kültürse, bir tümceyle kültür nedir öyleyse?
    Ya şunu denesek: Kentlerde, kasabalarda, köylerde sokağa çıkıp “Kültür nedir?” desek, kaç kişi kültür hakkında kaç sözcük söyleyebilir ki?..
    Evet, Mustafa Kemal’in dediği gibi, “Kültür bizim temelimizdir”, değerlerimizin toplamıdır, yaşam biçimimizdir, davranışlarımızdır… Aynı zamanda da kültür bir bilinç işidir, bilinçliliktir. Bir de kültür, olduğu gibi kalmayan, durmadan ileriye doğru gelişmesi gereken canlı bir olgudur.
    İşte her gün hepimizin karşılaştığı birkaç örnek:
    Sabahın erken bir saati. Bir evin önünden işçi alacak adamın birisi. İşçi dışarıya çıkmamış daha. Dütdüt kornaya basıyor durmadan adam!
    Dokuz gün Almanya’da kalmış, bir tek korna sesi duymamıştım!

    +

    Yürüyüş yolumda sabah yürüyüşü yapıyorum. Yaz sonu, yol bir toz bir toz ki… Tozu dumana katarak bir araba geliyor bir anda. Toz toması sanki. Sanki bütün yol onun. Zerre yavaşlamıyor. Oysa görüyor beni. Ve korkunç bir toz bulutu içinde bırakıyor beni.

    +

    Dört kişilik bir aile, iki de konukları var. Akşam yemeği yenilecek. Ortaya bir koca tepsi batırık getiriliyor. Kaşıklıyor herkes…
    Oysa bu kültür aşılmalı. Çünkü yenilenmeyen böyle bir kültür, kültürsüzlüğe dönüşür giderek. İlk başta da sağlık gerekçesiyle. Herkese ayrı tabaklarda sunulmalı batırık. Tabak kıtlığı yok artık hiçbir evde. Burada birilerini aşağılamak asla söz konusu değildir.

    +

    Eskiden yaylada, petrol istasyonunun bitişiğinde, anayolun kenarında iki masa, birkaç tane de oturak vardı. Masanın birisinde biz; birkaç öğretmen, birisinde de birkaç yaşlı oturuyordu. Bir araç gelip, beş on metre ilerideki çöp kutusunun önünde durdu. Saçları uzun ve de belik şeklinde arkadan bağlanmış bir adam indi, çöp kutusuna birkaç tane boş şişe/kütü attı. Olay hepimizin dikkatini çekti ki, içimizden birisi, “Kültür işte!..” dedi. Yaşlılardan hemen karşılık geldi: “O saç olduktan sonra o adamda, kültür ne işe yarar ki!?”

    +

    Kırmızı ışıkta en öndeyim. Gözlerim yeşil ışıkta. Yanar yanmaz arkadakilerden birisi, dütdütdüt! Sanki ondan başka kimsede göz yok!..

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.