Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Az Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Açık
26°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

“İNSAN EN GÜZEL NE ZAMAN OLUR? ÇİMİNCE. DOĞA DA BÖYLE…”

A+
A-

Çok erken yitirdiğimiz Sami Demir söylemişti bu sözü. Kendisi doğa grubumuzun yol göstericisiydi. Sözler asıl şöyleydi: “İnsan en güzel ne zaman olur? Çimince. Doğa da böyle, ağaç da, her şey…”
“Ne güzel ya da ne yazık ki yine Özgürlük Yolum” diyeceğim. Çünkü “Yine mi Özgürlük Yolu!” diyenler de çıkabilir. Bu da doğal.
Ve ben de “Yine” diyorum, “Yine!..”
Dün yağmur yağdı yaylaya, Özgürlük Yoluma. Hepsi bundan.
Ve hepsi şundan:
Ağaçlar, otlar, çalılar çırpılar pırıl pırıl yunmuş, hepsi tepeden tırnağa “oh beee!..” coşkusunda.
Mis gibi toprak kokusu burnumdan içime doğru…
Yürüyüş yolum toprak ya, bir iki tane de olsa toz tomalarının beni toza bulamaması ve bu araç sürücülerinin benim kadar “özgür” alması bugün…
Bastığım toprak gacır gucur gürültü değil de, yumuşacık sessizlik müziği…
Yolumdaki her şeyin gülümseyerek bana “Günaydın!” demesi…
Çukurlarda ayna olmuş su birikintileri…
Güneş ışınları bile yepyeni, bambaşka…
Güneş vurdukça yoldaki çakılların gümüş gümüş pırıltısı…
Ayakkabılarımın çamurla kucaklaşma sevinci…
Ve toprağın umutlanışı, yeşermeye…
Ve çamların, ardıçların, katranların zümrütleşişi…
Altı aydır banyo yüzü görmediğinizi düşünün. Doğa da böyle, yürüyüş yolum da. Dün akşam yarım saat da olsa çimdi, yundu, yıkandı. Bu coşkuyla da şimşekler çaktı, gök/ler gürledi.
Ya dış güzelleşmemizin iç güzelleşmemize yansıması?..
Nasıl yürüyüş yolum olmayayım şimdi ben?..
Ve neyse, ve de daha nice niceler varsa, “Yine mi Yürüyüş Yolu” yerine “Vay bee!” deyinceye kadar siz, Özgürlük Yolum yazılmaz mı, yazılmaz mı?..

Yukarıyla aram çok iyi ya, (!) (Arkadaşlarım çok iyi bilir bunu) Özgürlük Yolumdaki bu yılın son yürüyüşü öncesi, bana bir armağandır bu yağmur.
Artık internetimi yayladan Mut’a aktardım ya, günlük yürüyüşlerimi de…
1 Ekim 1923

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.