DOLAR
43,2576
EURO
50,9057
ALTIN
6.835,39
BIST
12.851,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
10°C
Mersin
10°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Parçalı Bulutlu
12°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
11°C
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C

Ali UYSAL

ÖYKÜLERİYLE KARACAOĞLAN ŞİİRLERİ

    KARAC’OĞLAN VE TOROSLAR – ALİ UYSAL

    Ben Toros Dağlarına, dağlar arasındaki vadilere, koyaklara, tepelere, kanımdaki arzular gibi çağıldayan akarsulara sürekli yakınlık duyuyorum. Neden acaba? Bu neden Karac’oğlan olabilir mi? Tek neden O olmasa bile etkisi büyük. Bu sevgi, şair olmadığım halde o yöreye şiir yazdıracak kadar gür;

    Sanat kokar köylerinde halılar
    Can bağışlar akarsular, yaylalar
    Gülden daha güzel karaçalılar
    Dağlarına kurban olam Silifke

    dedirtecek kadar koyu. Bir bende mi var bu sevgi? Ben tanıdık bu sevgiyi saz tutan her elde, o büyük ozanla tanışmış her yürekte gördüm. Yalnız Mersin yöresinde değil, Anadolu’nun her bölgesinde gözledim. Bu konuyla ilgili yaşamımın en renkli bir anısını sizlere anlatayım: Giresun Öğretmen Okulundan Mersin Öğretmen Okuluna yeni atanmıştım. “Mut’ta Karac’oğlan Şenlikleri var.” dediler. Olayı hemen öğrencilere duyurdum. İsteklilerin kültür edebiyat yayın kolu başkanına yazdırmalarını söyledim. Yoğun bir istekle karşılaştık. Şenliğe katılmak üzere, öğretmen-öğrenci karışımı, dört otobüs yola koyulduk.
    Mut’a geldiğimizde tören başlamak üzereydi. Bu şirin kasabanın dev çınarlı bir meydanı var. Alan tıklım tıklım dolmuştu. Ülkemizin her yöresinden sazını alan halk ozanı damlamıştı. Eminim ki bu şenlik beni çok mutlu edecek; ama önce Karac’oğlan’la Mut’un ne ilgisi var, onu bir anlatayım size: Çoğu kişi bu büyük ozanımızın Mutlu olduğunu savunur. Mutlular da O’na sahip çıkmış. Kasabanın yakınında yan yana iki tepe vardır. Biri “Karac’oğlan Tepesi”, diğeri “Karaca Kız Tepesi”. Bu iki sevdalının kendi tepelerinde gömütleri vardır. Mut’u ziyaret eden halk ozanları onların gömütlerine uğramadan dönemezler.
    Evet şimdi nerde kalmıştık. Halk tören alanını doldurmuştu. Dinleyenler arasında bir de bakan vardı. Halk ozanları bir gün önce aşıkların mezarını ziyaret etmişti. Aralarında şu anda aramızda bulunmayan “Erzurumlu Reyhani” de vardı. Erzurum nere Mut nere! Sevginin gücüne bakın. Reyhani Karac’oğlan’ın yattığı yeri öyle bir düşlemiş ki… Şanına yakışır bir yapıt. Yolu bile çiçeklerle donatılmıştır. Hiç de umduğunu bulamamış Reyhani: Bir keçi yolundan gidiliyor Karacaoğlan’ın mezarına. Koca ozan bir toprak yığınının altında yatıyor. Ruhuyla birlikte saçları da ayağa kalkmış Reyhani’nin. Şenliğin başladığı gün bu ruh haliyle, sazı kaptığı gibi, açış konuşması bile yapılmadan fırladı kürsüye. Duygularını saza, besteye, sözlere döküverdi:

    Dün uğradım mezarına
    Gül istedi Karac’oğlan
    Çetin gidilir yanına
    Yol istedi Karaca’oğlan

    Nur mezarı bezenecek
    Ruhu değer kazanacak
    Bakan beyden uzanacak
    El istedi Karac’oğlan

    Yalan yanlış gezmeyecek
    Sakin olup tozmayacak
    Öz Türkçeyi bozmayacak
    Dil istedi Karac’oğlan

    Daha çürümemiş teni
    Böyle keşfetti Reyhani
    Sözü taze sazı yeni
    Tel istedi Karac’oğlan

    Ne olurdu bu türkünün, bu bestenin güzelliğini ve benim o andaki duygularımı olduğu gibi anlatabilsem. Bu olanaksız. Türkü bitti, ben uçmuşum; kendimden geçmişim. Bir baktım avuçlarım yanıyor. “Ne oluyor?” diye düşünürken çılgınca alkışladığımı anımsadım. Gençtim o yıllarda. Bir kez dinlediğim şiiri ezberleyebiliyordum. O günden bu yana ezberimde bu şiir.
    Toroslarla Karac’oğlan öylesine kaynaşmıştır ki ikisinin öyküleri anlatmakla bitmez. Ölümsüz ozanın sevgilileri bu dağlar üstünde yaşamıştır. Onlarla özellikle Zeynep ve Elif’le ilgili büyüleyici serüvenleri ve türküleri vardır. Karacaoğlan’ı Toroslardan uzaklarda, Torosları da Karacaoğlan’sız her iki yüce varlığı anlamsızlaştırır.

    Öyküleriyle Karacaoğlan Şiirleri – Ali Uysal

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.