DOLAR
13,4405
EURO
15,3377
ALTIN
785,73
BIST
2.085,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
°C
Mersin
°C
°C
°C
°C
°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

Küçücük Yaşam Kesitleri / 26

Yedi sekiz yaşlarında sarışın, ince, uzunca bir erkek çocuğu. Bacağında solmaya yüz tutmuş, kiremit renginde kısa bir pantolon, üstünde ise daha solgun, çizgili, kısa kollu bir gömlek var. Gözleri pırıl pırıl, çocuk parkının girişinde…
Parkın ortasındaki kum alanında demirden oyuncak bir kepçe, çocuklar onunla kum doldurup boşaltır. Çocuğun gözleri ilk ona takıldı ki, onunla oynamaya başladı. Ama pek başarılı olamadı.
Gözleri bir yandan da az ilerideki park büfesinde. Gözlerini sağa sola milim kaymadan doğru oraya yöneldi. Çikolata türü bir şeyler alıp cebinden çıkardığı 10 lirayı uzattı. 5 lira geri uzattı garson. Düşmesin diye parayı öyle bir yerleştirdi ki cebine!
Elinde çikolatayla giriş kapısına doğru geriye döndü. Bir solukta bir köşesinden yırtıverdi çikolatanın kabını. Ağzına bir götürüşü vardı ki, sanki beş yıldır çikolata yemiyordu ve 5 km. yerden yalnızca bunun için geliyordu!
Çıkışta park çeşmesi vardı. Oraya doğru bitirdi çikolatayı. Cebinin dışından 5 lirayı bir daha yokladı, dönüp büfeye bir daha baktı, bir anlık bir kararsızlık yaşadı. Arkasından kendisini çabuk toplayıp çeşmeden su içti, geldiği yöne doğru yürüyüp gitti…
+++
Kadının oğlu inşaatçı, işten güçten soluk alamıyor, o bulmuyor işi, iş onu buluyor…
Biraz alacağı var birisinden, iki yıldır da alamıyor, geçenlerde zorladı biraz. “Bir ineğim var, onu vereyim” dedi adam da.
“İneği neyleyeyim, küçükbaş olsa tamam” diye kadın karşı çıktı buna. Kocası ise, “Borçludan ne bulursan alacaksın” dedi.
Sonunda ineği getirdiler. Getirdiler ama ineğe de inek demek için bin tanık ister, bir et bir kemik, kemikleri sayılır bir durumda.
Derken kadın bir baktı ineğe bir baktı, eser kalmadı o çelimsizlikten, o zayıflıktan. Günde 20 kilo süt veriyor şimdi…
+++
İlçeye yakın bir köyde öğretmendir. Geliş gidiş yapmakta, ilçede oturmaktadır. Yeni açılmaktadır okul daha…
Bir sabah Hasan adında 30 yaşlarında birisi oğlunu getirir, 1. sınıfa kaydettirecektir. Çocuğun kimliğine bir bakar öğretmen, biraz irice olsa da 6 yaşındadır daha, kaydetmez. Döner Hasan’a:
“Bu yıl değil, gelecek yıl gelecek okula.”
“Hocam, yaşı öyle olsa da çağı gelik bu çocuğun.”
“Hasan sıkıntı olur sonra, gel kalsın bu çocuk.”
Ulen Hocam, şehre götürtme bu çocuğu bana, oraya kaydettirip geriye getirtme!”
Sonunda razı olur öğretmen, Ali’nin kaydını yapar.
İnanır mısınız, 8 kişilik sınıfta okumayı ilk Ali söker!
Ve yıllarca sürecek bir yanılgı utancı yaşar Ali’nin karşısında öğretmen…

Yazarın Diğer Yazıları
“masaustu
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.