Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
13°C
Mersin
13°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Az Bulutlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
12°C
Cuma Az Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
14°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 40

    “Köyde çocuktum daha. Hastalanmış mı zehirlenmiş mi ne, öküzümüzün birisi öldü. Derisini yüzüp toprağa gömdük. Öbür öküzümüzü bir görseniz, günlerce o toprağı deşeledi deşeledi, böğürdü durdu.”
    +++
    “Sanırım 70’li yıllar, bir pikabım var, köylerden Mut’a süt taşımacılığı yapıyorum. Sütleri de Ali Demirdağ’ın peynir mandırasına getiriyorum. Peynir ustası da var yanımızda, Ali Demirdağ bir gün dedi ki, “Sütlerde bozulma var, peynirler iyi çıkmıyor, çubuğu alıp yarın birlikte gidin!”
    Ermenek yönünde bir köye vardık. 5-6 kişi süt getiriyor zaten. İlk getiren köy imamı oldu. Başka bir köydenmiş, burada görev yapıyor. Usta süte çubuğu bir batırdı, çubuk dibe doğru indi gitti. İmamın gözleri bizde!
    Şimdiki gibi teknoloji nerede, tek teknolojimiz bu çubuk. Dibe batarsa süt sulu, batmazsa sorun yok. Usta sözü yapıştırdı:
    “Bak hocam, bu çubuk da senin gibi bir hoca, hiç yalan söylemez, şaşmaz yanılmaz.”
    “Alet yahu, sonuçta bir alet!”
    Başka bir şey demedi usta. İmam da boşalan kaplarını aldı gitti. Arkasından öbür sütlere de batırdı çubuğu usta, hiçbirisinde çubuk batmadı.
    Öbür sabah yine ustayla gittik. İlk gelen yine imam oldu. Çubuk yine battı:
    “Hocam görüyorsun, benim hoca konuşuyor!”
    “Yaramaz mı yani?”
    “Yarar mı diyeyim şimdi?”
    Alıp götürdü sütünü…”
    +++
    Selamlı köyünde iki katlı bir evi boyamaktadır. Evin yanındaki incir ağacının dibinde de yaşlı bir adam oturmaktadır. Boyacının ikinci katı nasıl boyadığını bir anda anlayamaz oturan adam. Çünkü merdiven gözükmemektedir. Soruyu yapıştırır hemen:
    “Yahu merdivensiz nasıl boyadın burayı?”
    “İşte bu çubukla.”
    “Neciymiş o?”
    “İç içine girmiş, altı metre uzayan bir çubuk bu. Tayyip Amcam yapıp göndermiş bunu bana!”
    “Allah Allah! Ne akıllı adammış bu yahu!”
    Her beş dakikada bir daha:
    “Ne akıllı adammış bu yahu!..”
    +++
    Bir karşılaşma…
    “Yıllar oldu görüşmeyeli, zor bildim seni.”
    “Evet, epeyce oldu.”
    “Sanırım iki çocuğun vardı son görüşmemizde.”
    “Dört daha doğurdum.”
    “İki olsa zorlanmadan bilirdim zaten…”

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.