AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 19
1958 senesinin Nisan ayında askerden geldim. Ben gelmeden önce Mahmut ağam Mut’ta nişanlanmış. Bizden farklı bir aile yapısı. Biraz sosyetik takılıyorlar. Mahmut ağam da kendini biraz farklı gösteriyor. Altında veresiye alınmış bir jip. Herkes kendini olduğundan farklı gösterme çabasında.
O günlerde Mut’ta bir un fabrikasının kayışını takacak kimse olmadığı için tabi ki bizimkiler kendilerini makine profesöründen yüksek görüyorlardı. Karısı da bir makine profesörü ya da fabrikatörle evlendiğini sanıyordu muhtemelen. Evlenmeden önce Kurtsuyu’ndaki fabrikayı metheden Mahmut ağam evlendikten sonra farklı konuşmaya başladı. Hanımı fabrikayı ve Kurtsuyu’nu beğenmemiş olmalıydı.
Mahmut ağamla eşi 10 yıl evli kaldı ama hiç huzurlu günleri olmadı. İkisi de birbirine çok samimi davranamadılar. Her ikisi de kendine has huyları olan birileriydi. Ağam geleceği fazla düşünmeyen, dostu düşmanı bilmeyen birisiydi.
Olayın esas teferruatı şöyleydi: Mahmut ağam askerden gelip babam traktör aldıktan sonra Ali ağam onu elinden almıştı sonra da satmıştı. Mahmut ağamı da karın tokluğuna yanına almıştı. Bir iki sene yanında çalıştırdı. O arada Karaman’da bizi çok seven Hasan ağa dediğimiz bir akraba vardı. Onlar bize gelir, biz onlara giderdik. Hasan ağanın bir oğlu bir kızı vardı. Kızı çok hanımefendi birisiydi. Mahmut ağamla kızı az çok birbirleriyle evlenmeyi düşünüyorlardı. Ali ağam evlenirlerse masrafları üstlenmek zorunda kalırım diye kasten Hasan ağayı kızdırdı ona yüz vermedi. O da gücenip kızı dengi olmayan başkasına verdi. Orada kızcağızın başına gelmeyen kalmadı. Çeşitli iftiralarla uğraşmak zorunda kaldı.
Şayet Mahmut ağam sevdiği hanımla evlenseydi mesut, mutlu bir hayatı olurdu. En az yüzde 60 ihtimalle. Her ikisine de yazık oldu.
Ali ağam ve yengemin küçük hesapları ve art niyetleri, Mahmut ağamın da saflığı yüzünden bu iş böyle felaketle sonuçlandı. Bunları anlattığıma çok tepki gelecek ama önemli değil zira hepsi sonuna kadar gerçek.




