Gelin isterseniz bugün, büyük halk ozanı Mahzuni Şerif’le ilgili bilgilerimizi yineleyelim ve onun bir şiirini okuyalım: Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğmuştur Mahzuni. Şiirleri ve türküleri yüzünden sayısız kez yargılanmış ve tutuklanmıştır. (2002 yılında öldüğünde bile “devlet düzenini yıkmak” suçundan yargılanıyordu.) Ağır işkenceler görmüştür; tırnakları çekilmiş, dişleri sökülmüştür. Sayısız saldırıya uğramıştır. Üç kez evlenmiş, sekiz çocuk babasıdır. Bütün bunlara rağmen sayısız ödül almıştır. 1998 yılında, dünyanın yaşayan üç büyük ozanı arasında birinci sırayı o almıştır. Çağın Pir Sultan’ı olarak adlandırılmıştır. Onun en büyük düşmanları bile onun türkülerini kullanmaktadır şimdi. İşte onun ölümsüz şiirlerinden/türkülerinden birisi:
BABASINI
Bir fakirin hatırını
Kıranın da babasını
Bizim köye katırını
Sürenin de babasını
Sahte molla, sahte derviş
İnsanın ömrünü yermiş
Bir kişi yalanla ermiş
Erenin de babasını
Parayla diploma alan
Haklının hakkını çalan
Bizim başımıza plan
Kuranın da babasını
Bizim köyün yolu harap
Beyler içer kızıl şarap
Doğru söze yanlış cevap
Verenin de babasını
Bir avuç pis kabadayı
Nerden almış böyle payı
Fikirlere prangayı
Vuranın da babasını
Çalışanlar Ay’ı yendi
Yıldızlara çıkıp indi
Adam çalıştırıp kendi
Duranın da babasını
Bu ne Aslı bu ne Kerem
İnsanlığı etti verem
Zalim yarasına merhem
Sürenin de babasını
Çaldı bizi taştan taşa
Yandık gitti baştanbaşa
Mahzuni’yi boştan boşa
Yoranın da babasını.
Sevgiyle, sağlıkla, saybanla…