Orhun ile eşi Almıla işinde gücünde sade bir hayat yaşıyor, Covid 19 tedbirlerine son derece dikkat ediyorlardı. Aşıları da tamdı. Çevresinde olup bitenleri, hastaları, vefat edenleri duyup gördükçe çember daralıyor diye kaygılanırlardı. Sinsi virüs onların kapısını da çaldı bir gün.
Almıla, o gün üşütmüşüm diyerek başladı güne… Ateşi yükseliyor, üşüme- titreme, baş ağrısı, burun akıntısı birbirini takip ediyordu. “Gribim grip” dedi Almıla… Bu arada iki, üç gün geçti; belli ki, gribin ötesinde bir şeydi: Bu covid olabilir diye düşündüler, vakit geçirmeden hastanenin yolunu tuttular. Almıla’nın covid 19 testi pozitif; Orhun’un negatif çıktı. Muhtemelen bir akraba ziyaretinde bulaş olmuşlardı, evde de birlikteydiler; ama sadece biri pozitifti! Bu zalim virüs kime nasıl bulaşır hiç belli olmuyordu…
Hayata hep pozitif bakmaya çalışırlardı; ama bir gün pozitife üzülüp, negatife sevinecekleri hiç akıllarına gelmezdi! Artık Almıla karantinada, Orhun temaslı idi. 14 günlük karantinaya göre evi düzenlediler; odaları, WC’ leri, banyoları ayırdılar. Mutfak ve çocuk odası Orhun’a düştü, salon ortak alan… Almıla salona pek uğramazdı. Karantina süreci çok ağır geçmiyordu, ama sıkılıyor, bolca telefon konuşması yapıyordu. Mecbur olmadıkça karşılaşmamaya çalışıyorlar, ev içinde çoğu zaman telefonla görüşüyorlardı. . Arada bir aradığınız kişiye ulaşılamıyor cevabını alınca, bak gör nasıl ulaşırım diyerek, odalarının kapısına dayanırlardı. Günümüzde virüs de hızlı, teknoloji de… Şehirlerarası yıldırım telefon bağlatıp, dört saat postanede bekledikleri günleri andılar.
Almıla sıkılıyor, Orhun’nun işi de zordu. Yemek, servis, bulaşık; içeride, dışarıda bütün işler üzerine kalmıştı. Üç vakit kapıya servis, çayı, meyvesi, çerezi birbirini takip ediyor; temizlik de cabası. İş bir türlü bitmek bilmiyordu. Ev işlerinde pek de mahir değildi Orhun. Az çok yemek yapar ama bazen de beğenilmezdi, mutlak bir şeyi eksik olurdu. Almıla, bir gün yaptığın ada çayının kokusu, yemeğin de tadı yok, dedi. Nasıl olur dedi Orhun, bana göre; kokusu da, tadı da gayet iyi dedi. Meğer tat ve koku alma kaybı başlamış. Orhun hem üzüldü, hem de sevindi; zira yemeği de, ada çayı da kusursuzdu!
Almıla konforlu bir nekahet dönemi geçirmeyi; her şeyin mükemmel olmasını istiyordu. Bir kullanımlık tabak, bardak, çatal, kaşık olsun; ekşisi, limonu, her türlü baharatı tam tekmil olsun; meyvesi, çerezi, hele cevizi eksik olmasın istiyordu. Boş vakti çok olunca internette ne faydalı diye araştırır bulurdu. Pek az yumurta tüketirken, günde üç yumurta tüketir oldu. Yaban Mersini iyi gelirmiş, limonlu soda birebirmiş. Bir keresinde kısır bile istedi; ne yapsın Orhun, elinden gelmezdi! Çaresiz marketten çiğ köfte alıp getirdi.
Son günleri rahat geçti; ateşi, ağrısı gitti, tat ve koku alma geri geldi. Almıla sıkılsa da, işin keyfini çıkarmaya çalışıyordu. Arada bir tebessümle “nasıl ama, ev hanımının işi neden bitmezmiş anladın mı?” diyerek sanki hıncını alır gibiydi. Orhun ise “Hasta covidli olunca zor oluyor, hareket alanım kısıtlı, yerim dar!” diye geçiştirdi.
Covidli hayat rutine binerken, karantinanın sonunda ikisi de negatifti; sevindiler…
Test negatif, hayat pozitif dediler…
Sağlık dediler, huzur dediler, mutluluk dediler ve gerisi olur gider dediler…
Geçmiş oldu!..
@kpınar 271121


