DOLAR
8,5649
EURO
10,1000
ALTIN
485,73
BIST
1.423
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

ANTEP NOTLARI / 2

Bu yazıyı daha iyi anlamanız için geçen haftaki Antep Notları / 1’le bağlantı kurmalısınız.
Zaman zaman sosyal medyada görüyordum. Ama “çok şaşıranlardan” hiç değildim. İşte karşımdaydı o minerali, tek başına dev külliye, Antep’in yakınlarında bir yamaçta…
Olduğumuz yerde çokça sokak köpeği var. Hepsinin kulağı kimlikli. Yer yer kaldırımlara yiyecek bırakılmış. En çok da çocuklar oynuyor köpeklerle…
Küçük yerde oturmanın kolaylığını ve mutluluğunu burada daha bir anlıyor insan…
Pencerenin önüne oturmuş, boğucu sıcağa karşı az da olsa bir yel bekliyorum. Bir kedi yarım saattir aşağıdaki/bitişikteki arsa/tarlada kuş peşinde. Ama yakalayamıyor.
İki manav var, dün önlerinden geçtim. Karpuz kavun 2-5 lira, şeftali 15 lira, üzüm 7.90 lira, domates 2-8 lira, incir 17.90 lira…
Ya ev kiraları!? Çocukların evi 2.500 lira, şehir dışında olduğu için bu da. Kapıcısıyla, şuyuyla buyuyla 3.000 bini geçiyor. Suriyeliler geleli çok pahalanmış evler.
Önceki yıllardan bir anı geliyor usuma. Cennetlere Gidiyorum kitabında var bu.
Antep’in göbeğinde bir park var; Kırkayak parkı. İlk vardığım yıl bir anıt vardı parkta. Anıtın bir yönünde Mustafa Kemal ve onun Kurtuluş Savaşında Anteplilere söylediği sözler, bir yönünde de Nazım Hikmet ve onun Kurtuluş Savaşı Destanı’nda Anteplilere söylediği sözler. İki devi buluşturmuştu bu anıt. Başka örneği yoktu. İkinci yıl vardığımda bu anıt kaldırılıp depoya atılmış, yerine tarihteki Türk devletlerini simgeleyen büstler dikilmişti.
Annesini emip emip bol uyuyor Bilge, gün gün büyüyor…
Gözünü seveyim Sertavul’un! Buz gibi suyu, buz gibi havası, doğayla iç içe…
Her gün ikindi üzeri görüyorum; gökyüzünde bir o yöne bir bu yöne kalabalık kuş sürüleri. Mut’ta uzun yamandır görmez oldum bu tür görüntüleri. Sığırcık kuşları sanki. Yolda da görmüştüm kalabalık bir leylek sürüsünü.
İki çocuğun balkondan birer tümcelik konuşması:
“Gülten nasılsın?”
“İyiyim.”
Bir sitenin gölgesine, kaldırıma birer sandalye koyup oturmuş, söyleşiyor dört kişi. Kulak konuğu oluyorum ben de yanlarından geçerken. Kendisinden geçer gibi konuşuyor birisi:
“Orman yanıyor, ekipler müdahale ediyor, tutturmuşlar cumhurbaşkanı kim olacakmış!”
“Aynen öyle.”
“Yirmi yılda bu ülke nasıl böyle oldu arkadaş!? Resmen şaşırıyorum.”
Antep’te olup da Antep’i görmeden Antep’i yazmak bu kadar oluyor işte…
Arya’yla Bilge tanışmadılar daha!..
Bir Antep türküsü daha:
Bahçalarda mor meni
Verem ettin sen beli
Niye verem olmayım
Eller sarıyor seni.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.