DOLAR
8,5970
EURO
10,1186
ALTIN
484,04
BIST
1.426
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

BEN BİR ELMA AĞACIYIM ESKİ BİR ARKTA

Burası eski bir ark, ben de harap bir elmayım burada. Mayhoşu tadımla, al yanaklılığımla eskiler çok iyi bilir beni.

Şimdi can çekişiyorum susuzluktan ve ilgisizlikten.

Eskiden gürül gürül su akardı bu arktan. Bu yöredeki ağaçlar, avarlar bu suyla sulanırdı.

Yemyeşildim, meyvelerim doyumsuzdu, ağzını sulandırırdı herkesin, dallarım cıvıl cıvıl kuş doluydu, onları da beslerdim, kimse bana ne gübre verirdi ne ilaç atardı, doğal mı doğaldım, bu yüzden de dayanıklıydım, kolay kolay çürümezdim, o özel tadım ve kokum eskilerin damağında duruyor daha.

Yanımda yine ark boyunca nice ağaçlar vardı/var, hepsi harap. Başka elmalar, erikler, kayısılar, dutlar, asmalar, böğürtlenler, selbiler, söğütler, karaağaçlar…

Nice hayvanın ve kuşun eviydik, oteliydik, lokantasıydık…

Ama beş on yıldır hepimiz can çekişiyoruz, son nefesimizdeyiz…

Çoğumuzun nice dalları kurudu, tümden kuruyanlarımız bile var, yapraklarımızın gözlerinde bir damla su kalmadı, meyve veremez olduk, tek tük meyvelerimiz de şeytan çarpığı gibi…

İnsanlar çoktan gözden çıkardı bizi, hayvanlar, kuşlar, börtü böcek çoktan terk etti, kimisi açlıktan, kimisi susuzluktan öldü… Kurbağa sesini bile unuttuk gittik!

Buradaki su demir sorulara salındı ya, işte o zamandan beri…

Neymiş efendim; daha çok üretimmiş; daha çok bahçeymiş, daha çok meyveymiş, daha çok evmiş, daha çok arabaymış, daha daha paraymış, doyulmaz doyulmaz tüketimmiş…

Bir değil, üç değil, beş çocukmuş!..

Arkta su yoyulurmuş!..

Hem kime neymiş doğanın, yaşamın, dolaysıyla da hayvanların, kuşların, ağaçların, börtü böceğin, ve de insanın kendisinin tükenişi/tüketimi, kime neymiş!..

Sonra tonlarca gübre, tarım ilacı, zehir…

Beton yığını şehirler…

Yeter ki para olsunmuş!..

Ben bir elma ağacıyım, eski bir arkta

Duramaz oldum artık ayakta

Direniyorsunuz çığlığımı duymamakta…

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.