Ben seni ne çok sevdim Kelimelerle anlatamam Saçların Nazım’a benzerdi Duyguların yüzüne değil Kalbine düşerdi Ben seni ne çok sevdim Ne söylesem anlatamam İyiliklerin birikirdi insanlarda Ah! biraz daha kalabilseydin Sevgilerin çoğaldığında Baba olmayı anladığım zamanlarda Sen gideli her şeyler...
Geceyi arasam sabaha kalırım Gündüzü yaşayamam karanlığa sarılırım Bilseydim kendiliğinden sevmenin zor olduğunu Bu şehre ne zaman bahar gelse Kara kışa döner yalancı bir mevsim olur Ölenle ölünmez de nasıl yaşanır Sevdayla tutkuyu karıştırırım da Bende deli bir yürek patlaması...
Zulasından yakardı sigarasını Siyasalın koridorunda arkadaşım Yusuf Ben gördüğümde paketi ovalayıp çöpe atardı Bense bu numarayı yutmazdım Bir kalem sigaraya pazarlık yapardık 12 Eylül geldiğinde kimimiz mapuslara düştü Büyük yaralar aldık Kimimiz de dışarıda olmayı bir büyük bahtiyarlık sandık. Oysa...
Gözleriniz mavi çiçeklerdi, Ben gökyüzü gibi uzun uzun bakardım. Şimdilerde; gözlerden uzak, Gönülden düşen, Kuru bir yaprak misali, Esen yellerle savrulurum. Gülümsemeler kuşanıp, Çıkmak isterdim yollara, Bir bekleyenim olduğunda. Göz yaşlarımız silinse de, Hayatımızdan silemediklerimiz vardır; Yüreğime yaslandığında yüzünüz, Ekmeğim,...
Baktığım yerlerde kör oldum Söylenen her acıklı türküde yanarım Dilimde yarım kalır Söyleyemeyeceğim bütün sözcükler Meğer ne kadar yabancılaşmışız kendimize Oysa birlikte gidecektik yıldızlara Ne bir vedalı bakış Ne de yüzlerine dökülen saçlarına Dokunabildi ellerim Hep ayrılıklar özlemlere dahil edilir...
Kör ve dilsiz sevdalara kaldım Düştüm Düştüğüm yerlerde kaldım Umutlarım bile acılar verirken Öldüm Ölürüm sandım İşte hayattayım Yaşamak sancılarında demlenirim Ben eskiden kalabalıktım Şimdilerde yalnızlığa kaldım Her gün sevgilerimi yeniledim de Bir başka zamana kaldım Ay geceden geçmeden gelseydin...
Bu şehir yıkılır sen gidersen Öksüz kalır martılar Kıyıdan dalgalar çekilir Sen gidersen bir hüzün çöker Bu şehrin yüzü gülmez olur Toprak akar gider Bir fırtına kalır geriye Bu şehir yıkılır sen gidersen Çocuklar uçuşmaz olur sokaklarında Serçe kuşları gibi...
Duydum ki Acılardan kuleler yapar olmuş kalabalıklar Bense köprüler yaparım gidemediklerime Duydum ki Adım silinmiş suç dosyalarından Oysa yaş haddinden afedilmiş yüreğim hala tutsak Biriktirdiklerim adıma yazılı hikayelerde toplanır Duydum ki Yaşayan canlı insan mutluluk ararmış Çaresizlikse celladına aşık olurmuş...
Yaralarım her gün derinleşiyor Uçurtmalar düşmesin gökyüzünden Kanadında çocuklar var Hikayeler toplayıp yetiştirdim sizlere İnsan yollar ve hikayeler gibidir Bir yudum sevgi canımıza can katardı Bazen sevmek bile yetmiyor Dört mevsimi geçerken Biz beşinci mevsimde buluşuruz Son bakışım da gözlerinde...
Ben gelsem Bir hoş geldinle Hoş bulsam Gönül gözüm uzun uzun baksa Dinlensek bir ulu çınar gölgesi gibi İstediğimiz mevsimi yaşasak Korkmasak fırtınadan borandan Eyvallahımız olmasa Yasaklı bakışlara Bir beter sevgiyle harmanlansak Açlığa meme olsa Kutsal bildigimiz her şey Ben...
Yaylaların kokusunda demlenirdim Yarpuz kokusu vururdu İçime çektiğim nefesime Tilkiler dadanırdı Gece çökünce kümeste tavuklara Uyku tutmazdı Esen rüzgarın ıslık çalışlarıyla Bahçemize akan suyun Çakıl taşlarıyla dans eden İnce bir melodisini dinlerdim Yüzüm gökyüzüne dönük yatardım Bulutlar bir bir giderdi...
On iki yaşımda o Mayıs sabahı, Kanadı bir yanım. Bir yanım toprağa düştü, Gökyüzü gürledi, Şimşekler çaktı, korktum. Yaktı tenimi ıslatan yağmur taneleri, Yangınlar içindeydim. On iki yaşımda, o Mayıs sabahı İçimde bir yalnızlık. Aklımın öteki ucu kalabalık, Sevdalarımız uzak...
Yaşam sevinci biriktirdik ömrümüzde, Yavru kuşlar da gün gelip uçup giderler Yol gözleriz, umutlar tükenmedikçe, Turnalar geçer hasretimizden, Bir ince yol yürürüz, Bir büyük kavganın içinde. Sevdalanmak düşer hep bizim bahtımıza, Bir yanımız puşt zulası, Bir yanımız baharın tazeliğinde… Ne...
Yanaklarında nar çiçekleri açan yarimİşte ömrümüz geldi geçiyorEn iyisinden kullanamadığımız zaman su gibi akıyorHer dostlukta bir emek büyütürüzDeğirmen taşında mısır taneleriEzilir un gelir ekmeğimizi paylaşırızYanaklarında nar çiçekleri açan yarimEskiden kocamandı dünya küçülüyor artıkGecelerimde uzaktayım sensizliğeHer sabah seninle uyanırım yarınlaraBir yıldız...
Sen yoksun deseler de varsın be hayat!Gecenin karanlığı üşütürDeniz durulduDalgalar sakin vuruyor kıyıyaHüzün toplarım zulamaBir çekirge ötüşünde şarkılarBu çağda beni kim anlarSeni kim anlarHer şeyi bıraksan da, sakın bırakma özgürlüğünüBir de öpüver yanağımdanAnla artık zamansız ölümleriAnla yarım yamalak sevgileriHüzünler topladım...
Kalbimi ve beynimi sizde bıraktım Üşüyen yalnızlığımı giyindim Savrulup gittim rüzgarlarla Bekleyin belki de bir gün dönerim Biraz sabredin biraz da direnin Bıçak kestiği yerleri kanatır Acıyı hissetmek çok başkadır Sizler yoksunuz yanımda Uzaklara gidiyorum çok uzaklara Otobüs yolculuğunda Uzun...
“İnsan çeşit çeşit, yer damar damar” demişti Nazım. Her gün değişiyor insan. Keşke iyi yönde olsa! Oran gittikçe azalıyor… Eskiden biz hiç evimizi kitlemezdik. Komşumuz evi açıp girer, ihtiyaci olanı alır aldığını söylerdi. Olanağı olduğunda da getirip yerine yenisini koyardı. Buğdayımız...
Kanadı bir yanım Bir yanım toprağa düştü Gökyüzü gürledi Şimşekler çaktı, korktum Yaktı tenimi, ıslatan yağmur taneleri Yangınlar içindeydim On iki yaşımda, o Mayıs sabahı İçimde bir yalnızlık Aklımın öteki ucu kalabalık Sevdalarımız uzak denizlerin derinliğinde Bir yanımız tutsak alındı...
Yalnızlık zifiri karanlıktır, korkutur insanı Yalnızlık buz tutar, üşütür Yalnızlık aç bırakır Dört duvar arasında kalır insan Yalnızlık acımasızdır Sabahlara nöbet bekletir, uyku tutmaz Sevdiklerinden uzak kalır insan Yalnızlık deli divane eder, sevgisiz bırakır Yalnızlıkta yolunu şaşırır insan Aklını yitirir,...
Ben babayım acıyor her yanım Hani nerdesiniz bu dünyanın çocukları Güzelliklerin beslediği sevda denizleri Ben babayım kanıyor bir yanım Acılardan besleniyor kan damarlarım Umutlarım çoğaldığında azalıyor acılarım Ben babayım büyüyecek yarınlarım Bencildir bazen davranışlarım Ne olur beni fazla yaralamayın Sizleri...
Sen yoksun deseler de varsın be hayat! Gecenin karanlığı üşütür Deniz duruldu Dalgalar sakin vuruyor kıyıya Hüzün toplarım zulama Bir çekirge ötüşünde şarkılar Bu çağda beni kim anlar Seni kim anlar Her şeyi bıraksan da, sakın bırakma özgürlüğünü Bir de...