DOLAR
32,2305
EURO
34,8596
ALTIN
2.422,52
BIST
10.792,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
24°C
Mersin
24°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Açık
25°C
Salı Açık
26°C

BOLKAR DAĞLARI’NDA TOPAK EV

A+
A-

Bolkar Dağları’nda ya da günümüzdeki adı ile Toroslar’da yaşam süren iki boy vardır. Bekdikler ve Tahtacılar uzun yıllar birlikte yaşam sürmüşler.

Bekdikler deyince ilk akla gelen Topak Otağ çadırları vardır. Adana Müzesinde 1930’larda görülen Topak Çadır bugün yok. Oysa topak çadırda bir imece, dayanışma ruhu vardır. Tahtacılar çadırın iskeletini (derim evini) yapmışlar, Bektdikler ise ördükleri yün dokumaları ile kaplamışlar. Bolkar dağlarının karına, soğuğuna dayanıklı topak çadırı yapmışlar. Bekdikler toplumsal yaşamı ile, dokudukları halılar, kilimler ile Oğuz boylarının simgelerini günümüze kadar taşımışlardır. Ereğli yöresinde dayanışma ruhları ile sosyal yaşama damgalarını vurmuşlardır.

Bu bölgede Ereğli yakınlarında yer alan Evciler köyünde ve Ayrancı yakınlarında uzun süre tahtacılar yaşam sürmüşler. Bolkar‘ın medetsiz tepesinde yer alan Bulgar Bozoğlan / Arzuman Yunus’u, Pir kabul etmişler. Cocak Vadisinde yıllarca ormanda kesim yapmışlar.

Yakın zamana kadar Goca Musa, Kanimini Musa Mut‘un Söğütözü yaylasına yerleşmiş, orada yıllarca derim evleri yapmışlardır. Bize bu konuda bilgi veren çağın Karacaoğlan‘ı Musa eroğlu, biz dedemizin, babamızın yaylaya çıkmasını beklerdik. Yaylaya çıkınca; günlerce, aylarca çalışır, emek verir, derim evlerini yaparlardı. Sonra katırlara yağ, peynir, çökelek yüklenir, cepleri para görürdü.

Tarihin derinliklerin gittiğimizde gördük ki ; TOPAK evin ÇUKUROVADA bir ismi de ; Bekdik Çadırıdır (*) Bekdik bir aşiret ismidir. Nevşehirli İbrahim Paşanın anasının oymağıdır. (İbrahim Paşa boynu inceli aşiretindendir) Bu çadır alçacık gibi değneklerden ve kanallardan yuvarlak olarak kurulur. Topak evin yarısından fazlası küre halindedir. Ailenin Kalabalıkçığına göre kanat sayısı artar, azalır. Kanatların üzerinde; yine değneklerden yapılmış bir daire vardır ki; buna tepelik denir. Bu tepeliğin tam merkezinde çadırın ortasına gelecek direğin, odundan yapılmış bir yatağı vardır. Yatağın iç tarafı oyuntuludur. Dış tarafı uzaktan görülecek gibi bir tuğ ile süslenmiştir. Bu tuğ öküzün kuyruğudur.

Tostoparlak ve beyaz renkte olan; bugün Orta Asya’daki Kırgız evlerine çok benzeyen topak evin kanat ve tepeliğini kuşatan geniş dokunmuş kolanı vardır. Tepeliğin merkezinden kaidesine doğru olan kısım yukarından aşağı olmak üzere 18-24 adet yine dokunmuş kolanlar ile sağlamlaştırılır ve süslenir.

Bu çadırı bütün aşirete Evciler oymağı ismindeki oymak hazırlar. Bölgemizde “ TAHTACI “ diye anılan ALEVİ TÜRKLERİ’nin eski oymak isimlerinin Evciler olduğunu yine kendilerinden işittim.

TOPAK EV, içi baklava dilimi şeklinde olan ”derim” en büyük Topak Evde 365 pencere-baklava dilimi bulunur. Hani ”365 pencereli evim var” diye anlatılan öykü Bekdik Türkmenlerine aittir.

Topak Evi; Bekdikler’den başka yirmi yıl (1928 yılında ki yazarın notu ) öncesine kadar Türkmen oymakları arasında da düğün ve misafir evi olarak kullanıyorlardı. Şimdi alçacık ve kara çadırlar içinde yaşayan Türkmenler yalnız gerdek gecelerinde Topak Ev taklidi bir çadır kurarlar ki, bunun ismine dürüm evi veya derim evi derler. (Dürüm portatif, derim; yığınak anlamındadır)

Bekdikler deyince aklımıza Dr. Ali Sayar gelir. Kurdukları vakıf ile bu kültürlerini devam ettirmekte. Her yıl Eylül başında şenlikler düzenlemekte. Biz de Bekdikleri bu şenlikler ile tanıdık. Gittik, gördük. Onlar ile birlikte yaşamlarına ortak olduk. Atalarımız asırlar önce birlikte olmuşlar. Ortak paydalarımızda birlikte yaşam sürmüşler. Tarihin içinde dolaşırken; TOPAK ÇADIR‘a rastladık. Dostlar ile yok olmaya yüz tutan yaşam biçimini ortaya çıkarmak istedik.

(*) Cenupta Türkmen Oymakları- Ali Rıza Yalman (Yalkın ) II. Cild. Sah. 418-419.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.