DOLAR
32,2023
EURO
34,9185
ALTIN
2.464,78
BIST
10.899,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
24°C
Cuma Az Bulutlu
24°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 50

A+
A-

“Gülnar’da PTT’nin oralardayım. Baktım bir berber, uyuyor. Hem tıraş olayım hem de şaka olsun diye dürtükleyiverdim bunu. Tingedek düştü.
“Delikanlı günaydın! Hem uyan hem de beni tıraş ediver ha!”
“Tamam abi, buyur.”
Benim huyum da, oturdum mu berber koltuğuna, “bitti” deyinceye kadar berber, gözlerimi kaparım, hatta zaman zaman uyurum bile. Baldan beter olur bu uyku.
“Çam keserim toru keserim, çam keserim toru keserim!..”
Böyle geliyor makasın sesi.
“Sağlıklar olsun abi, bitti!”
Parasını verip çıktım dışarı, hava güneşli, sıcak, başım yanıyor yahu! Baktım bir şapkacı:
“Yahu bana bir şapka ver ha.”
“Uluhtulu mu tıraş etti? Benim para kazanmam için biraz dokunur da.”
Aldım bir şapka…”
+++
“En yakın iki siyasi yoldaşız onunla. Ayrıca bir de bahçe ortakçılığımız oldu. Ne yazık ki birkaç yıl önce bu bahçeyi satmak zorunda kaldık. Sonra “bir şeyler yapma, bir şeyleri değiştirme” uğruna bir partiye katıldı bu arkadaş. Ama umduğunu bulamadı bir türlü. Çevrilen fırıldaklardan, takılan çelmelerden bıktı usandı. Giderek siyasetten de, toplumdan da uzaklaştı. Derken kendisini toprağa verdi, Mut merkezine uzakta büyük bir tarla alarak bahçeciliğe başladı. Artık haftanın beşaltı günü buradaydı. Mutluluğu burada; toprakta, üretimde buldu. Aradan yıllar geçti, diktiği fidanlar büyük büyük ağaç oldu.
Bu yaşta, bu yoğunlukta, buralarda kalbi duruverir diye korkuyordum hep. Ama birkaç gün önce “bir başkasından” duydum ki, satmış bu bahçeyi. “Kurtulmuş” diye düşünecektim ki, Mut’a daha yakın bir yerden yeni bir bahçe almış!
Bir yandan da görüyor ve biliyordum ki onu yaşama bağlayan, canlı tutan ve hatta gençleştiren topraktı, çalışmaktı, üretimdi…
Tabi bütün bunları ben “bir başkasından” duydum. Ne o söyledi daha, ne de ben sordum.
+++
Adam Sertavul yaylasındadır. Güz yaklaşmış elmalar olmuştur. Ama elmaların bir kısmı kurtlanmış yere dökülmüştür. Dökülen elmalar yerinde kalsa, içindeki kurtlar yumurta bırakıp gelecek yıl için sıkıntı yaratacaktır. Bu yüzden de bir kova kadar elmayı, duvardan aşağı yolun kenarına atıverir.
O sırada da bir kadın geçmektedir yoldan. Hiç üşenmeden elmaları yerden alıp alıp adamın bahçesine fırlatı fırlatıverir.
Bunu gören adam bir utanır bir utanır, yerin dibine geçer ve ağzını açamaz kadına.
+++
Abim anlattı:
“Bugün Orta Caminin önünden geçiyorum, aman aman, cami değil de okul sanki! Okullar tatil ya, Kuran okuyor çocuklar. Sonra bir düşündüm; mademki bu kadar Kuran okunuyor bu memlekette; çocuklar, kadınlar, toplum…Televizyonlar neden “Yalancılıkta da, hırsızlıkta da, hilede de dünya birinciyiz” diyor öyleyse? Bu işte bir terslik var sanki…”

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.