DOLAR
32,4018
EURO
34,5515
ALTIN
2.456,52
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
24°C
Mersin
24°C
Açık
Salı Açık
26°C
Çarşamba Açık
25°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
22°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

MUT ÇITLIK ANILARI / 12

A+
A-

Mut Çıtlık’ta Diştaş Köyünden bir öğrencinin çalışması çıkmış, Sertavul yaylasındaki evlerine bir dergi götürmüştüm. Öğrencinin annesiyle babası da evdelerdi. Karşılıklı konuşmalarımız ilerleyince annesi dedi ki:
“Ben sizi yenice çıkarttım.”
“Nasıl?”
“Yıllar önce otogarda konuşmuştuk sizinle. Siz dergi dağıtıyordunuz, bana Mut Çıtlık’ı anlattınız epeyce, hatta bir de dergi verdiniz, sonra dediniz ki;
“Bir insanın temiz olup olmadığını nasıl anlarsınız?”
“Giyiminden kuşamından” dedim ben de.”
Tırnaklarını da eklediniz siz.”

+++

Dergi dağıtırken Mut’ta, kimi işyerlerinde çalışanlar olur, işte onlardan birisi bir genç…
65. sayıyı dağıtıyorum. Gence dedim ki:
“Bu dergiyi okumanı istiyorum. On gün sonra gelip dergiden bir soru soracağım sana, bilebilirsen imzalı bir kitap vereceğim.”
“Tamam.”
On gün sonra vardım:
“Hazır mısın?”
“Hazırım.”
“Sertavul Yaylasındaki bir kahvehaneyle ilgili bir yazı yazmış emekli bir öğretmen. Kahvenin nasıl olması gerektiğini ironiyle anlatmış. Kahvenin girişinde bir resim tablosu asılı, (öyle istiyor aslında) bu ünlü tablonun ve de bu yazıyı yazanın adını soruyorum?”
“Yazıyı yazan Eyüp Uysal, tablo da “Kaplumbağa Terbiyecisi”.
Haklı olarak büyük bir şaşkınlık ve de büyük bir sevinç yaşadım. Arkasından da Nöbetçi Maydanoz kitabımı imzalayarak verdim. Kendisini de kutladım.

+++

Çocukluğu ve iş yaşamının bir kısmı Mut’ta geçen, şimdilerde Mut dışında yaşayan ama sık sık Mut’a gelen, çok yakın bir arkadaşım var. Mut Çıtlık sürdürümcüsü de.
Derginin aboneliğini bir türlü yenilemiyor, telefonlarıma bir türlü bakmıyor, ortak bir arkadaşımız var, ona aratıyorum, ona da bakmıyor.
Neyse, Mut’a geldiğini duydum, koşarak yanına gittim. Kırgınmış meğer bana, kırgınlığı da şundanmış: Taşhan’daki bir etkinlikte herkese teşekkür etmişim, ona etmemişim! Dünya kadar özür diledim kendisinden. Ama kırılmış bir kere. Nuh diyor peygamber demiyor.
Bu tür konulara çok özen gösteririm oysa. Ama ben de insanım. Hele böylesi etkinliklerdeki beyin yoğunluğumu bir düşünün. Bilinçli yapılmadıktan sonra, bu da mümkün değil zaten, hepsi hoş görülebilmeli bence. Bu yoğunlukta beni en iyi anlayanın o arkadaşımın olması gerekirdi oysa.
Velhasıl bu yüzden bir “arkadaşımı” yitirdim.
Üzgün müyüm peki? Kesinlikle!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.