DOLAR
45,3532
EURO
53,5211
ALTIN
6.875,62
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
24°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    ŞİİR ZAMANI / 37

    Bugünkü şairimiz Hüseyin Yurttaş

    Yıldız Baskını

    yıldız baskınıdır bu
    beni birden görüngemden çıkaran
    bu kalabalık gökyüzü
    göğsümden taşan sevinç
    gözleri çiçek çocuklar gibi
    sesimde kelebekler
    yıldız baskınıdır bu
    saat sıfırı vurunca
    beni uzayın koynuna bırakın
    hangi soyaçekim
    hangi kardeşçe düzen
    yıldızları bu denli birbirine benzeten
    bire hey aklımı alacak
    oralarda neler var
    oralarda neler var
    durdurun beni
    durdurun düşeceğim
    ey eli silahlı dünyalılar

    +++
    Deniz

    deniz’di adı, yaşıtımdı
    ince uzun dal gibi
    uzandı devrim diye bir sabaha
    gülünü sunmak için
    deniz’di adı, yaşıtımdı
    inceydi, uzundu dal gibi
    uzandı devrim diye bir sabaha
    ansızın oldu akşam
    deniz’di adı, yaşıtımdı
    inceydi, uzundu dal gibi
    uzandı devrimin ala şafağına
    kaldı eli böğründe
    ‘gülünün solduğu akşam’

    +++
    Bahardı

    Göğerdi dallarımız
    Irmak boylarına yürüdük
    İçimizde parıltılı güneşler
    Önümüzde düşlerimiz
    Adlarımızın ilk harfleri
    Ağaç kabuklarında
    Bir yağmur başladı ansızın
    Kaçmak ne mümkün
    Suçlusu bizdik bu baskının
    Gökte çılgın bulutlar
    Sırılsıklam yürüdüğümüz yollarda
    Telaşlı ayak izlerimiz
    Yüzünde damlacıklar
    Büyülü bir düşle aralanmış kirpiklerin
    Bir ağaç kovuğunda
    Tüte tüte sokulduğun göğsüm
    Nasıl da çocuk bu ilk yangınında
    Bulanan sularla geliyor ırmak
    Yalnızlığımızın üstüne
    Köprüleri aştı aşacak
    Islak saçların yapışmış tenine
    Öpsem yangınım bulaşacak
    Bu “delikanlı bahar”
    Anlıyor bizi
    Ve gökleri kırbaçlıyor
    Yağsın diye bu yağmur
    Sonsuza kadar

    Hüseyin YURTTAŞ

    Sevgiyle, sağlıkla, şiirle, saybanla…

    Yazarın Diğer Yazıları