DOLAR
44,6144
EURO
52,4639
ALTIN
6.812,73
BIST
14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
18°C
Mersin
18°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C

SİLİFKELİ KARACAOĞLAN YA DA KÜÇÜK KARACAOĞLAN

Bir gün Silifke lisesinde Özcan Seyhan derse gelmedi. Sordum. Çatak köyü yakınlarında bir mezar bulunmuş. Hece taşında Küçük Karacaoğlan ya da Silifkeli Karacaoğlan yazıyor. Musa Yıldız gibi birçok sanatçı onu tanıyor. Taşucu-İskele’de yaşayan bir Rum kızı. Elinde cümbüşü ile diğer çalgıcıların arasına karışmış özellikle Mara, Çatak’ta yaz aylarında Taşeli yöresi türkülerini birlikte ortaya koymuşlar.
Mara, Sarıaydın, Taburelli, Çatak köylerinde bir araya geldikleri, Topal Şıh Goca, Topak Mustafa, Koca Musa gibi yöre sanatçıları ile bir araya gelmişler. Ege’den, Burdur’dan gelen Teke yöresi ezgileri Taşeli yöresinde Karacaoğlan türküleri, ağıtları, uzun hava, zeybekler ile ortaya çıkmasını sağlamışlar.
Biz onların yolunda giden Hüseyin Say, Hörlek Memet, Derinceli Ali, Musa Yıldız, Horoz Hasan, Kanimini, Cümbüşü ile Mehmet Emin’i tanıdık.
Ali Rıza Yalman (Yalkın ) – Cenupta Türkmen Oymaklar’ı kitabında onun ile ilgili bilgiye ulaştık. Bir de sıtmadan ölen Türkmenler ile ilgili şiir yazmış.
“… 11 Ağustos 1928 Salı günü otomobil ile Erdemli Alata’ya geldim. Oradan Ahmet Refik Bey ile bir hayvana binip yola koyulduk. Limon bahçeleri, ormanları geçtik. Gece 21.30’da Bozburun Çiftliği’ne geldik. Ev sahibi İbrahim Efendi bizi karşıladı, konuk etti. Bize vakti ile olmuş bir kıran (bulaşıcı hastalık) hakkında Silifkeli Küçük Karacaoğlan tarafından söylenmiş bir türküyü not ettim.
Bu ikinci Karacaoğlan’ın 1238 (1823- 1824) tarihinde okuduğu türkü şudur:
Ey ağalar tarih eylen bu yıl,
Bin iki yüz otuz sekiz bu sene
Medet, insan tevri dönmüş ağılı
Kimi ölür, kimi kalır bu sene.

Koç yiğitler ah eder göğüs geçirir.
Niceleri damdan yavru uçurur,
Halallaşan öz yurdunu göçürür,
Çok yuvalar ıssız kalır bu sene.

Kıran geldi Erdemli’nin içine
Ölet oldu, sehillerden geçene
Devlet oldu, birbirini seçene,
Aşirete kıran geldi bu sene.

Karacaoğlan kendi kendin şaşırır,
Akar gözü yaşı, derya coşturur.
Medet, tecir gelmiş canlar deşirir,
Veresiye komaz peşin alır bu sene.
Mut’tan gelen Sıtkı Soylu bu hece taşını hemen alarak Mut’a götürmüşler. 17. yy. yaşayan Karacaoğlan ile karışmasın diye saklamışlar. Oysa Silifkeli Karacaoğlan 19. yy. yaşamıştır. Hala bütün aramalara rağmen bu hece taşı bulunamadı. Sıtkı Soylu da Karacaoğlan’ın Mut’ta yaşayıp öldüğünü kanıtlayamadan vefat etti, rivayet ve söylenceden öteye gidemedi.
Gelin bir olalım, şu Karacaoğlan’a sahip çıkalım. Çatak köyünde Bedri Koçaklar, Andaçlar çıktı. Hala orada saz, keman, kaval çalanlar hep Karacaoğlan’ı dillendirirler. Sarı Aydın köyünde düğün yasak olunca türküler çalınmaz olmuş, çığırılmaz olmuş. Musa Yıldız’ın kemenesi bir torun evinde duvarda asılı kalmış.
Silifke’de bir sempozyum yapmak lazım. Araştırmacılar, akademisyenler, özellikle müzik adamları bir araya gelip; Küçük Karacaoğan’ı masaya yatırmak lazım. O zaman Taşeli kültürüne 19. yy. can veren, yön veren ezgiler yerli yerine oturur.
Ege, Teke yöresi ve Kıbrıs’dan dalga dalga gelen kültür yapısı Taşeli yöresinde nasıl kendini bulmuş görürüz.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.