19. yüzyıl Adana bölgesinde, özellikle Pozantı Belemedik – Karaisali arasında binlerce aile gelir tahtacılık yapmaya başlar. 1850-1858 yıllarında Alanya (Melemenci), Gazi Antep yöresinden Avşarlar ve İstanbul’dan Taşucu iskelesinden gelen Üsküdarlılar gelip mesken tutarlar. Bu yöreye gelen diğer tahtacı obalarına hep yardım ederler. Ev sahipliği yaparlar. Fransız işgalinde büyük kahramanlıklar gösterirler. Fransız trenleri Çakıt vadisini geçemez. Tren yoluna tomrukları dökerler. Gün olur saman dökerler. Bu kez karadan geçmek isteyen Fransızı Gülek Kar Boğazında imha ederler.
Burada yaşayan Tahtacılar Hacı Emirli (İbrahim Sani Dede) taliplerdir. Köylerine yerleşen Hasan- Aysel Kılavuz un öncülüğünde köye bir tahtacı cem evi yaparlar. O dönem köy muhtarı Ahmet Talipoğlu ve köylüler, çevrede dostlar ile birlikte imece ruhu ile cem evleri yapılır. Şimdilerde meydan açılıp, lokmalarını yiyorlar. Cenazelerini alevi erkanını ile kaldırıyorlar.
İşte biz de Hacı Bektaş dönüşü Alevi Kültür Dernekleri Anamur Şube Başkanı Nurgül Er, ve eşi Yüksel Er ile ziyaret ettik. Cemevi tam , tamına tahtacı kimliği yansıtıyor. Tahta oymalar, içinde yer alan tahtacılık ile ilgili kolastar, bıçkı, balta bize geçmişini yansıtıyor.
Ahmet Talipoğlu’ndan sonra Cemevi başkanlığın Refik Deviren yürütüyor. Biz gelmeden önce kokma verilmiş. Haber verince hemen geldi, bizi cem evini gezdirdi. Ocakta daha közler yanıyordu. Lokmalar odun ateşinde pişiyor.
Çamalan köyünde samahlar saz ile çalınıp, dönülüyor. Mengi ise davul zurna ile çalınıp oynanıyor. En önemli mengileri ise AVŞAR MENGİSİ. Ama düğünlerde halayları çok önemli. Düğün sırasında köy içinden ormana doğru gidiliyor. Mezarlık yakınlarında bir yerde bayraktar bayrağını dikiyor. Herkes mezarını ziyaret ediyor. Sonra düğün eli gezmeye devam ediyor. Yıllar önce gittiğim bir düğünde görmüştüm. (Boba oğul Bektaş )
Araştırmacı dostumuz Halil Atılgan düğün gelenekleri ve Aşık Talibi ile ilgili yazılar yazmış. Aşık Talibi bu köylü. Ali Ekber Çiçek’in hayranı, dostu. Torosların güney yakasında ormanın içinde köy yaşamını, ama her şeyden öteye nefeslerini çalıp söylemiş. Şimdilerde Mustafa Talipoğlu onun yolundan gidiyor.
Islahiye Kabaklar ve Ceyhan Durhasan Dede ocaklarında yapılan tahtacı şenliklerinde tanıdığım o gür sesli Müslüme Çatal teyze hak ka yürümüş, o Çamalanı yaşamı onun dilinde yüreğinde yaşıyordu. Halayda, mengide sıra türküleri söylerken halay başında hep Müslüme Teyze vardı.
Sarı Cumali sordum hala yaşıyormuş, Ramazan, Cumali, Bayram Avşar, Murat Kaya, Bektaş Çatıkkaş, okul arkadaşım Prof.Dr. Figen Günaydın Doran, Aşık Esrari, Hasan Kılavuz Dede, Aysel Kılavuz Ebem (Ona ana diyorlar, ama biz tahtacılarda Dede eşine Ebe denir) Çam alanında dostlarımız.
Yoldaşlarım Nurgül- Yüksel Er de köyü Cemevi’ni gezdikten sonra gönüllerini kaptırdılar. Çamalanı ile ilgili daha çok yazacaklarımız var. Ama şimdilik bu kadar yeter.
Kaynak:
1) Halil Atılgan, Adana.
2) Ali Aksüt, Antalya.



