Çalışıp didindin sen de oldun emekli,
Neden mutlu değilsin, neden dertli?
Halbuki günlerin ne kadar da kıymetli,
Bahçede dut yiyen bülbüle döndün.
Huzurlu günlerin hayaliyle yaşadın,
Yaşadıkça encamın farkına vardın,
Haksızlık büyüdükçe için için yandın,
Denetimli serbest mahkûma döndün.
Salgın, sel, deprem, krizin ardından,
Bir türlü yükü alınmadı sırtından,
Bugün zor, endişen bitmedi yarından,
İflas eden tüccarın haline döndün.
Hep aynı sorun, her yer genç emekli,
Bütçe tarumar olmuş, cüzdan delikli,
Kimi borç içinde, mal mülk ipotekli,
Bir kenarda duran kevgire döndün.
Emekli anlar memleketin halinden,
Olmasaydı haksızlık öyle derinden,
Sanki fırtınalar koptu yüreğinden,
Havaya savrulan küllere döndün.
Biri aldı, diğeri baktı kaldı ardından,
Sesi duyulmadı, ağıt yaktı derdinden,
Sual olmaz büyüklerin hikmetinden,
Yuvada bekleyen kuşlara döndün.
Yaz geldi, güz geldi düzene girmedi
Yazdın, çizdin, dedin bir türlü olmadı,
Seçim de geçti, başka yolu kalmadı,
Öksüz, yetim kalan yavruya döndün.
İşte emekli sandığı, sigorta, bağ kur,
Her biri ayrı dertli, çözümü pek zor,
Bir de kök maaş var; yüreklerde kor,
Dibi görünmeyen kuyuya döndün.
Pirim, hizmet, kariyer anlamsız kaldı,
Her birinin yerini en düşük maaş aldı,
Gündem çözümsüz kök aylığa kaldı,
Hak, adalet bekleyen kullara döndün.
Derdimiz çok yeğin, bu devlet bizim,
Adalet mülke temel, hakkadır sözüm
Bir çare bulunmazsa sonumuz hazin,
Büyüklere selamlar, sizdedir çözüm.
MehmetAkpınar
Mut, 170724



