DOLAR
46,6255
EURO
53,1127
ALTIN
6.130,13
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
30°C

KIZTAŞI EFSANESİ

EFSANELER

Yapıntı ve Gençali’nin yayla yolu üzerinde, sağlam bir kaya kaideye oturmuş, kibrit kutusu şeklinde yekpare bir kaya parçası Piza kulesi gibi eğimli vaziyette, kaidesinin sağlamlığı yüzünden milyonlarca yıldır yıkılmadan bize kadar gelebilmiş. Boyutları yaklaşık 4x10x20 m. kadar.

Evvel zamanın birinde orada bir bey kızı yaşarmış. Kız o kadar güzel, o kadar güzelmiş ki ünü kentten kente yayılmış. Etraftaki beyler, beyzadeler kızı alabilmek için adeta yanşa girmişler. Ellerinden geleni, her fedakarlığı yaparlarmış. Ne var ki kız hiç birini beğenmez, hiç birine varmak istemezmiş… Beyzadelerden biri kıza yanmış, tutuşmuş, illa almak isteyince kız da almış gergefini çıkmış Kıztaşı’nın başına…

Beyoğlu da almış okunu yayını vurmuş kendini dağa…

“- Bana yar olmayanı başkasına da yar etmem” diyerek Sayharman’dan bir ok
atar isabet ettiremez. Düzağaç’tan bir ok atar yine isabet ettiremez. En nihayet çıkar
Kıran’a Gözleğitaşı’ndan bir ok daha atar, bu defa ok hedefi bulur kızcağızı al kanlar
içinde yere serer… Zamanla kızın gergefi hayat bulur, yeşerip bir çam ağacı olur, oturur Kıztaşı’nın zirvesine…

Hâlâ yemyeşil bir çam ağacı Kıztaşı’nın tepesinde dikilip duruyor.

Yapıntı Köyünden Fatma Melleç, 1904-1987

Doğan Atlay

Yazarın Diğer Yazıları