DOLAR
9,2628
EURO
10,7602
ALTIN
526,82
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Gök Gürültülü
27°C
Mersin
27°C
Gök Gürültülü
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
28°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

BUGÜN MART ŞİMDİ İLKBAHAR

05.03.2020
0
A+
A-

Çok yakın ve çok büyük dostları haziranda öldü ki, “Haziranda Ölmek Zor” dedi şair. Ölümün hepsi zor olsa da, ilkbaharda ölüm ölümlerin en zoru aslında. Babam ilkbaharda öldü, çok sevdiğim, çok yakın arkadaşım öğretmen Celal Yaşar ilkbaharda öldü…
Çünkü ilkbahar, doğanın uyanışıdır; bu uyanışın insanlarda yarattığı büyük coşkudur, umuttur, insan kanının kaynaması ve insanın evlere sığmamasıdır, özgürlüktür, sıcacık güneştir, insan yüreğinin göğüs kafesini en zorladığı günlerdir, Vivaldi’nin Mevsimler parçasının en coşkulu bölümüdür…
Böyle bir canlanışta neden ölümle girdim yazıya öyleyse!?
Yukarıdaki satırlarda bu da var aslında.
* * *
Ve ne zaman bir ilkbahar duysam, köyüme, kentime, yurduma ilkbahar gelse, dağlar bahçeler buram buram çiçek koksa, hapishanedekiler gelir aklıma. Ve de Ahmet Arif’in şu ünlü şiiri:

İçerde

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…
* * *
Evet, doğa, biz şaşırmazsak hiç şaşmaz, ilkbaharını hep getirir.
Ya demokrasi ilkbaharımız?..
Çok emek ister daha. Ufukta bir şeyler ışıldayıp dursa da, gerçek mi değil mi, gelecek mi gelmeyecek mi, pek belli değil.
Demokrasi adına kaç adım atılırsa atılsın, hepsi iyi, hepsi iyi!..
Amaaa!.. Evet, büyük ve de zor bir amaaa var. Seçim yasası demokratikleştirilmezken, partiler yasası demokratikleştirilip parti içi diktatörlüğe dokunulmazken, çalışanların örgütlenmesi üzerindeki engellerin hepsi yerinde sayarken, hele hele bir başbakanın (Başbakan mı kaldı? demeyin), gazete patronlarına, ‘ herkes başbakan gibi düşünecek, farklı düşünen köşe yazarlarını gazetenden at’ türünden tokat atmaya kalkması yaşanırken, hangi demokrasiden, hangi özgürlükten bahsedilir bu ülkede!?
İlkbaharda uyanış var.
Evet, bugün Mart. Ama acıların acısı. Öyle bir acı ki, “demokrasi” demek zor, demokrasiyi bile durduracak kadar büyük, birinci…
Ama ille de demokrasi, demokrasiyle biter bütün bu acılar.
Ama yutturulan demokrasi ‘zincirli demokrasi’!…
Gerçek işsizlerin 6 milyona yaklaştığı ‘zincirli demokrasi’de sıkışan yüreğimi, dağların ve bahçelerin ilkbaharı dinlendiriyor şimdi…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.