Kayyum halk iradesinin alınması demek. Kayyum Halk iradesinin gasp edilmesi demek. Değerli canlar, dostlar, Türk halkı. Ülkemizde seçimle gelenlerinin yerine kayyum atanmasına karşı, seçmen iradesinin, halk iradesinin gasp edilmesine karşı düşüncelerim bu. Hepimizin bildiği gibi Türkiye’de özellikle CHP sine düzenlenen...
Mut’ta yürürken kaleden aşağı süzülen yol seni istemesen de Taşhan’a çıkarır. Bu öyle bir yapı ki, içine girdiğin anda tarihin sadece kitaplarda değil, taşların arasında da yaşadığını fark edersin. 1723–1725 yılları arasında, Osmanlı’nın İçel Mutasarrıfı olan Hacı Sunullah Paşa tarafından...
Birkaç arkadaş oturmuş söyleşiyoruz. Birisi dedi ki: “İnsan tarafsız olabilir mi?” Söz sırası bana geldi: “İnsan asla tarafsız olamaz. “Tarafsızım” diyen ya yalan söylüyordur, ya da bilinçsizdir. Akla kara var, ya aktan yanasınızdır ya karadan, ikisinin ortasından olamazsınız. Haklıyla haksız...
Vaktiyle Mut’ta, Kadıncık Vadisi’nden esen rüzgârların türküsünü söylediği zamanlarda, Ermenek’le Gülnar dağlarının arasında bir aşk doğmuştu. Bu aşk öyle sıradan bir aşk değildi; suyun taşla buluştuğu, göğün yeryüzüne eğildiği bir yerde mucizelerin yazdığı aşktı. Efsane der ki: Bir genç delikanlı,...
Bir Taşın Üzerine Çöktüm: Mut’a girdiğimde ilk gözüm kaleye takıldı. Yüzü bana dönüktü, ama ifadesizdi. Ne çağırıyordu, ne de uzaklaştırıyordu. Sadece oradaydı. Yüzlerce yıldır olduğu gibi. Yüksek değil, gösterişli de değil belki. Ama kararlı. Kendi varlığından şüphe etmeyen taşlar gibi...
Neymiş? 42 yıldır CHP üyesiymiş. Gençlik Kollarında yetişmiş bir militan. Yürüdüğü yollarda hiç bir engele takılmadan CHP İstanbul İl Başakanı, ardından Milletvekili olmuş, partinin kaymağını yemiş. Artık bir eli yağda, diğeri balda yaşamış. Son dönem CHP’de değişim rüzgarların etkisi arttıkça...
Mersin’in Mut ilçesinde şehir merkezi olarak vatandaşın tek dinlenebilecek ve vakit geçirebileceği tarihi bir yer. Soruyorum size bunun gibi var mı şehir merkezinde başka yer. Düşünüyorum da maalesef yok. Türkiye’nin sofralık kayısıda yüzde 90’nın karşılayan, Zeytin ve zeytinyağının asidi çok...
“Bir yumurta haşladım, ertesi gün bir daha haşlayacağım, bir baktım tüp yanıyor! Yalnızlık çok zor arkadaş. Eskileri unutmuyorum da yenileri unutuyorum. Mersin’e gittim unutkanlık için. Biseğil soru sordular. Epeysini bildim, kimisini bilemedim, böyle…” +++ “Askerden yeni geldim. Köyümüz Kurtuluş köyü....
“Gölgeli olur Gökbelen’in çınarı Elinde olur yiğitlerin hüneri Sana derim sana Gayfeli Pınarı Benim yârim sularından içti mi” Hüseyin SAY Gökbelen deyince akla gelen; akan suların kenarında gökyüzüne bakan ağaçlar, dibinde çayır çimen, gelsin inekler koyunlar, keçiler yayılsın, sularını içsin....
Mut’a bu seferki yol biraz uzun geldi. Aslında mesafe aynı, yollar da bildik, ama insan bazen kendi içinde yavaşlıyor. Otobüste cam kenarında otururken kimseyle konuşmadan dışarı bakıyordum. Yol akıyor, ağaçlar geçiyor, taşlar geçiyor ama ben yerimde duruyordum sanki. Hafızamda bir...
Bilenler bilir ki buradaki yazılarımı oldukça kısa tutmaya, süslü püslü değil, yalın bir dil kullanmaya ve de anlaşılır olmaya özen gösteriyorum hep. Peki böyle yapınca sanatı önemsemez mi oluyorum? Asla. Zaten sanat herkes için anlaşılır olabilmek, kimisi içinse zor anlaşılır...
Geçtiğimiz günlerde Kırtıl dağı eteklerinde rüzgar ile çıngı ile işbirliği içinde 15 bin dönüm yer yandı, kül oldu. Keçiler, koyunlar, yılan, çıyan, tavuklar, horozlar ve geyikler. Sonra insanlar hepsi sağ, ama ölüden beter. Evi yanmış, bahçesi yanmış, avarı yanmış. Her...
Üzüm bağından dönen Nasreddin Hoca’nın eşeğinin üstünde koca bir kasa üzüm varmış. Tam eve varacakken Hoca’nın peşine çocuklar takılmış ve: – Hoca, Hoca bize üzüm verir misin? demişler. Hoca düşünmüş, çocukları saymış. “Eğer hepsine bir salkım verirsem bana üzüm kalmaz”...
Bu sabah yabancı duygular dolaşıyordu içinde. Her gün gülerek doğan güneş bu gün gülümsemiyordu. Tatlı tatlı yüzünü okşayan aşağı yelinin esişinde, gönlünü okşayan kuşların ötüşünde, baygın baygın iç dünyasında dolaşan çiçeklerin kokuşunda bir gariplik vardı. Yabancısı olduğu bir ruh haliyle...
Her yıl, Sertavul’dan ayrılmadan bir yazı yazmak gelenek haline geldi benim için. İnşallah gelecek yıl aynı sorunları yazmak zorunda kalmam diyerek not düşsem de bu temennim gerçekleşmez, yine yazarım. Bu yıl başka bir tarzda, Karacaoğlan diyarında bir şiirle sesleniyorum: Sertavul...
Bir ilçeden fazlasıdır çünkü, insan bazen kendini orada bırakır da haberin olmaz… Ankara’da yaşıyorsun, öyle büyük bir şey sanıyor insan başta. Yollar geniş, binalar kat kat, insanlar ciddi. Ama ne zaman yaz yaklaşsa, içeriden bir yer kıpırdamaya başlar. Kalabalığın içinde...
Mut ilçesinin kanayan yaralarından biri maalesef otopark sorunu. Her seçimden önce eline mikrofonu alan adayların Mut’un otopark çözümünü yapacağım diyerek söz vermeleri maalesef lafta kalıyor. İlçede rahatlıkla söylenebilir ki, şu anda kiminle konuşursanız herkes, ilçedeki otopark sorunundan şikâyetçi. Çünkü günün...
“Bu benim dördüncü evliliğim arkadaş… Birinci evliliğim askere gitmeden oldu. Aynı köyden bir kızla kaçarak evlendik. Ana baba ağzına baktık, çocuk da olmadı, ayrıldık. Sonra o pişman ben pişman… İkinci hanımla üç yıl kaldık, anlaşamayıp onunla da ayrıldık. Yine çocuk...
Günlerden 15 Ağustos 2025. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP); en tabandan en üst tavana kadar bir yapılanma sürecine girmiştir. Kadını erkeği, yaşlısı genci elele yeni umutlar için bir dönemi yaşayacak. Bu süreç içinde şu an yetkili parti yönetimlerinin, yeni kırgınlıklara meydan...
Nasreddin Hoca bir gün alışveriş yapmaya en sevdiği eşeğini de alarak gitmiş. Eşeğini bir ağaca güzelce bağlamış ve alışveriş yapmaya başlamış. Bir sürü şey alıp eşeğine doğru yürümeye başlamış. Ancak eşeği orada yokmuş. Hemen bir adam tutarak bağırmasını istemiş: –...
Rüzgar ve çıngı ile başlayan ağıt. Kırtıl dağı eteği yandı. Kırtıl dağında bulunan kuleciler dumanları görünceye kadar dağın eteğini ateş sardı. Balandız Sulanbucak’ta başlayan yangın 10 dakikada Kırtıl köyüne ulaştı. Gezmiş Mezrası, Gök Ahmet Mustafa Mezrası derken, Kırtıl köyü yamacından...
Mevsim güze dönmüştü. Yörüklerin yaşamında devinimin çok olduğu zamandı. Beş altı ay gibi bir zaman yaylada yaşamışlardı. Yaylaları, Mut, Mara gibi yerleşim yerlerinin çok yukarılarında, Söğüt, Taşpınar örneği, Torosların yüksek yerleriydi. Yaz boyu oğlaklarını, keçilerini tepelerin çayırında, çimeninde otlatmışlar, buz...
Endüstrileşme artışı ile beraber çevre problemlerinin de artış gösterdiği bilinmektedir. Bireylerin yaşanan çevre problemlerine karşı hassasiyet gösterebilmesi için de mevcut durum hakkında bilgiye sahip olması gerekir. Bu kapsamda çevreye karşı bilinç geliştirmeye erken yaşlarda başlamak gerekir. Sürdürülebilir Yaşam İçin Ekolojik...
BİR: GÜNEŞ VE DÜNYA Kimisi sanıyor ki, ya da bunu zerrecik bile düşünmüyor ki, güneş dönüyor; sabah doğuyor, akşam batıyor. Oysa tam tersine, dönen dünyadır; dönerken güneşi gören yüzü gündüz, görmeyen yüzü gecedir. Bizim kuşak öğretmenler bunları ilkokulda deneyler yaparak...
Bir poyraz çıkar yüreğimiz güp güp eder. Yaz aylarında deli poyraz eser ama öncesinde rutubet, nem vardır. Nemde elektrik hatlarından ateş çıkar. Eğer ormanda ise yangın başlar. Yangın kulelerinden gören olursa hemen ekipler hareket eder. Bir zamanlar TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMU...
MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ Kent Orkestrası çarşamba akşamı Gökbelen Yaylası’nda halk ile beraber yayla şenliğinde coştular ve coşturdular. Sunumunu Berna Aka’nın yaptığı konserde: Sanat Müziği dalında Beyza Dorla, Halk Müziği dalında ise; Çiğdem Akdoğan, Ahmet Buğra Özcan Anadolu’nun her bir köşesinden...
İnanın son günlerdeki haberlerde yayınlanan olaylar ülkenin ne hallere geldiğini ve bu güne kadar nasıl izin verildiğine inanmak mümkün değil. Özellikle çok karşılaştığımız sınav sorularının cevapları sınavdan önce nasıl sızdırılıyor bir türlü anlam veremiyorum. Bunlardan sorumlular acaba gece evlerinden rahat...
Bu söz bir ilham değil, bir itiraftır aslında. İç dünyamda yıllardır sessizce birikenlerin, hayatın türlü hallerinde mayalanan cümlelerin, sabırla yazıya dönüşmesidir. Ben yazmaya büyük planlarla başlamadım. Bir unvan ya da beğeni arayışıyla da değil. Yalnızca içimde taşıdıklarımı susturmak yerine konuşturmak...
“Kayınım taa İngiltere’de. Geçen yıl geldiğinde benim yanıma da uğradı. Dolapta da Şifalı Bitkiler diye eskiden kalma bir kitap var. “O kitabı giderken ben götüreyim” dedi. “Tamam” dedim ben de. Bir de değnek var, onu da istedi, “kimseye verme” dedi....