“Yahu şaşırıyorum karnı hiç doymayan şu emeklilere; her şey ateş pahasıymış, masaları bomboşmuş, mideleri zil çalıyormuş!.. Yahu arkadaş ihi ben de emekliyim, işte kahvaltı masamda bulunanlar; ekmek, tabak, çatal, tuz, çay bardağı, pazarın en ucuz peynirinden iki dilim, beş zeytin,...
Görünen köy yol gösterici (rehber / kılavuz) istemezmiş… Evet, yarınımızın en temel sorunlarından birisi, su sorunumuz. Bu yüzden de kimisi, “Yarının savaşları su savaşları olacak” diyor. Aslında yaşadıklarımız ve gidişatımız bunun tartışmasız kanıtı. İsterseniz 50-60 yıl öncesine bir dönelim. Benim...
Adam Cuma pazarına gidecek erkenden. Zaten her yere erken gider. Paraları bir bir dizip pantolonunun ceplerine koydu. 200, 100 ve 50 liraları sol cebine, 20 ve 10 liraları sağ cebine. Toplam 1.400 lira. Neyse, uzatmayalım sözü; Köylü pazarı olan yerde,...
Torunumuzun, gelinimizin ve oğlumuzun “bayram” gelişleriyle dergi hazırlıkları birbirine öyle bir karıştı ki, burnumda yayla buram buram tütse de, “yazın cehenneme 10 dakika uzaklıktaki” Mut’ta cayır cayır yanarak, “vay şuyudu vay buyudu”, iki ayağımızı bir pabuca denk getiremeyip, eski yıllara...
Mut’ta üç ya da dört adlı kimler/neler/nereler var diye düşündüm biraz. Üç adlı olanlardan ikisi köy adı. Bunlar: Gozak, Kürkçü, Sarıkavak. Kesikköprü, Eşekçi Köy (Bir ara böyle söylendi), Köselerli. Bildiğim kadarıyla iki de bitki var: Sakızlık, melengiç, çıtlık. Devranber, günebakan,...
“Çocuğum daha. Bir gün ebem dedi ki, “Guzum ak zıbınlı bir şeytan dolanıp duruyormuş buralarda. En çok da köy çeşmesinin oralarda. Dün gece de benim evin önünü karıştırmış, eğirdiğim iplikleri parçalamış…” İki gün sonra bir kar yağdı köye, bir kar...
Nazım Bursa Hapishanesindedir. Denetleyici gelir hapishaneye. Nazım’ın orada olduğunu öğrenince, merak eder Nazım’ı, çağırtır odasına. Nazım kapıyı çalarak girer içeriye: “Buyurun, beni çağırmışsınız.” Denetici beş on saniye bakar Nazım’a: “Gördüm, tamam, gidebilirsin.” Nazım, 5-10 metre gider ki, birden geri döner,...
Yanılmıyorsam 1993’tü, Hürriyet gazetesinde bir haber okumuştum. Şöyle diyordu haberde, “Dünyada demokrasinin en iyi uygulandığı yer Finlandiya.” 30 milyon örgütlü insan varmış Finlandiya’da. İlk başta şaşırmıştım buna. Çünkü Finlandiya’nın nüfusu o yıllarda 7 milyon kadardı. Meğer bir insan dört beş...
MUŞURUP SANAT SOKAĞI ANAMUR ORTAOKULU (ANAMUR ŞİİR VE TÜRKÜ ORTAOKULU) 22-23-24 Mayıs 2025 günlerinde 5.si düzenlenen bu güzel etkinliğin onur konuğu Buket Uzuner’di. Yine bu etkinliğe çoğunluğu Anamur’dan, benim gibi birkaç kişi de dışarıdan çağrılı toplam 29 yazar/şair katıldı. Etkinlik,...
“Benim doğmam sabah akşammış… Anamla babam Yörük çatmasındaymış, davar sürüleri varmış… Bir öğle zamanı iki adam çıkagelmiş, Alanyalıymış ikisi de… Babamdan keçi alacaklarmış, akşam bizde yatacaklarmış… İkindiye doğru anam sancılanmış, hemen Goca Ayşa’yı çağırmışlar, çok sabırsızmışım ki o gelmeden doğmuşum...
“Bir kutu kibrit biter erkek çıra yanmaz, bu yüzden ille de gancık çıra arkadaş!” Nevzat Fakir / Karacaoğlan köyü. +++ “Abimle aramda bir yaş var, o seksen yaşında ben altmış!” İlna Nazil +++ “Öğretmenler öğrencilere, ailelere ve tümden halka örnek...
Usumun derinliklerine şöyle bir söz tutunup kalmış: “Ekonomik durumları eşit olmayan öğrencilere öğretmen eşit davranamaz!” Sapına kadar haklı gözükse de bu söz, konu çocuk olunca tartışmalar da taşır… Yine geçenlerde birisi dedi ki, “Öldürenle öldürülen arasında tarafsız olamazsınız!” +++ Her...
Bizim evin olduğu yer biraz guzyaka ya, buraya göre gözlemlerim ve yazdıklarım… Cevizlerde don sıkıntısı yok, çünkü “günaydın” uyanışını yapmamışlar daha… Kirazların üzerinde çiçekler var, ama biraz sıkıntılı gibi… Elmalar önce yaprak sonra çiçek açar ya, çiçekleri daha tomurcuk tomurcuk…...
Dış Çarşı’da esnaflık yapar. Bir gün yaşlı bir kadın gelir yanına. Dereden tepeden konuşurken, adam derki kadına: “Yahu teyze be, benim bir arkadaşım var, masal biriktiriyor. Hani o eski masallar var ya, onlardan. ‘Senin yanına gelip giden çok olur, soruver’...
Boykot denilince bakın usuma ne geldi… Dünyanın ilk (belki de tek) dayak boykotu bizim köyümüzde yapıldı. İbrahimli’de yani. 60’lı yılların ortası, ilkokul dörtteyim… Öğretmenimiz öyle bir dayakçı ki, annelerimiz babalarımız yediğimiz dayaklara dayanamadı. Köylü toplanıp üç günlük dayak boykotu kararı...
“Moralimiz mi, bozulur gibi olur kimi zaman. Ama bir dakika bile sürmemeli bu. Umudumuz daha bir dağların bu yanında olmalı ve de yemyeşil, elele dağlar devrilir çünkü…” +++ “Babamın bir ayağı topaldı, “Topal Hasan” derlerdi bu yüzden. Sonra hayvancılık yapmaya...
Gelin bu yazımızın konusu, Mut Çıtlık Dergisinin bir iki sayfası olsun… Örneğin “Öğretmen Sayfası”, “Anne baba Sayfası” ve “Bir Demet Mut Halk Çiçeği”… “Bir Demet Mut Halk Çiçeği”… 18.’sini yaptık 71. (Ocak 2025) sayımızda. Her Ocak ayında yapıyoruz bunu. Öleli...
Bir insanın kendinde gezinmesi kimi zaman kendisinin reklamı olsa da, ya da öyle sayılsa da, asla ve asla böyle değildir. Elbette ki kimi insan için. Nedir peki? O insanın kendisine öğretmen olmasıdır, bahçıvan olmasıdır, doya doya çiçeklerini açması, denizlerinin ve...
“Geçenlerde bir orman gördüm, bir ağaç kalmış kalmamış!.. Yağmurlar küsmüş, tilkisi tavşanı yok, börtü böcek çığlık çığlığa, yılanlar kaplumbağalar anayurtsuz, kuşlar sürgün, sincaplar taa dağların arkasında, kertenkeleler cenazelerini kaldırır… +++ “Dutlu Kahve vardı eskiden, yerini tam çıkartamasam da şimdiki Halkbank’ın...
Kendimde yürüyorum. Var mı ötesi? Ama hangi durağımda duracağımı pek bilmiyorum. Aslında kimisi diyor ki bana, “Yahu başka işin yok mu senin arkadaş, ne işin var kendinde?” Oysa kendine yürüdükçe kendisini tanır insan, kendisini tanıdıkça kendisini iyileştirir, üstelik başkalarını da...
“Mut’tan Mersin’e gittim. Bizim yandan bacanak var, onun yanına. Ama evde yoklar. Kiracılarıymış, yaşlıca bir kadın: “Guzum onlar yok, gel bizim evde bekle.” “Tamam teyze.” İçeriye oturduk. “Guzum sen az üşüyük gibisin, sobamızı yakayım ben.” “Sen bilirsin teyze.” “Guzum sen...
“Bir yazımda Adem, İsa, Muhammed burada” demiştim. ‘Vay sen misin Hz. Muhammed demeyen’! Birkaç kara cahil boğacak beni arkadaş!” İlna Nazil +++ “Anası soğan babası sarımsak olanın çocuğu pırasa olur.” Ali Doğan +++ “Hanım varken ne yemek yapmasını bilirdim ne...
Bir yaz günü, Sertavul yaylasından Mut’a inecek adam, dolmuşla. Ama yola iner inmez bir arkadaşı aracıyla duruverdi: “Mut’a gidiyorsan bin haydi!” “Araban gıcırgıcır, ama bu koltuktaki kırmızılık ne? Kiraz lekesi mi bu?” “Yahu iki gün önce şu Pazar yerinden ormanın...
Kimisi tanrıya inanıyor, “Her şeyi yaratan o” diyor, kimisiyse inanmıyor. Doğal olarak inanç işi bu. Ama somut olan bir şey var ki, sanatçı; yazar, ozan, ressam, yontucu, müzisyen… hepsi birer yaratıcı. Sonra çiftçi, marangoz, terzi, işçi, anne/baba… En büyükleriyse doğa…...
Evet, birebir konuşmak istiyorum seninle kardeşim, seninle, seninle… Zamanını her şeye yetiriyorsun, ama bir şeye yetmiyor zamanın. Nedir bu, neden bu? Örneğin günde yedi sekiz saat uyuyorsun… Toplasan, neredeyse dört beş saat televizyon izliyorsun… Günlük telefonla sıkı fıkı arkadaşlığın en...
Mut’ta yıllar önce yeni yeni gelişen bir cadde… Çardak gibi bir yer var burada. Sahibi der ki oradakilere: “Yahu kira mira istemez, şuraya bir çay ocağı yapın, esnaf bayağı çoğalmaya başladı, çay içsin millet.” Birisi biraz masraf ederek çardağı çay...
Evet, yeni bir yıla girdik. Ben de içinde nice insan nice insanın yeni yılını kutladık, iyi dileklerde bulunduk. Ama ne yazık ki bu iyi dileklere emek harcanmazsa, bunlar köprüyü geçemeyen iyi dilek sözcükleri olarak kalacaktır. Çünkü bu düzen yoksuldan, emekçiden...
Şiirsiz kalmayın! İşte size Silifkeli şair Uğur Olgar’dan iki şiir: SANKİ Ağır ağır yürüdüğüm sokaklar hep caddelere çıkardı caddeler de meydanlara… “hiç çıkmaz sokağım olmadı benim” derdim, ayak izlerime dönüp baktığımda yerde bıraktığı obruklara okyanuslar doluşurdu, sevdalı bir kumru gözüyle...