Alevi Kültür Dernekleri Silifke Şubesi aşure etkinliği yapıldı. Yıllarca düğün salonları, parklarda kaynatılan aşure, yapımı geçen yıl tamamlanan Cemevinde yapılıyor. Geçtiğimiz ilki yapılan aşure etkinliği, bu yıl cemevi bahçesinde yapıldı. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı aşure etkinliğine Alevi ve Bektaşi Federasyonu...
Yayladayım… Mut Çıtlık okurları bilir; “Çocuk” ve “Genç Kalemler” sayfası var Mut Çıtlık’ın. Bir genç var yaylada, açık alan bir işyerinde çalışıyor. Bir gün dedim ki kendisine: “Okuyor musun?” “Liseyi bitirdim bu yıl.” “Peki Mut Çıtlık dergisini tanıyor musun?” “Tanıyorum.”...
Ailemin muhalefetine rağmen yatılı okula gitmek gerçekten hayatımın seçimiydi. Henüz 14 yaşındaydım. Geriye dönüp baktığımda kendimle gurur duymuyorum desem yalan olur. Şahsen bugünlerde 58 yaşlarımda o kadar cesur ve kararlı değilim. Mut Lisesinde eğitim başlamıştı ama derslerin çoğu boş geçiyordu....
Ablam çocukken babaannemin yanında kaldığından dolayı ortak anılarımız oldukça azdır. Bu anılar daha çok beş yaş sonrası yaz tatilleriyle sınırlı. Dağlarda kekik topladığımızı, inek otlatmaya gittiğimizi, kedi yavrularıyla ilgilenişimizi “KONARI” başlıklı yazımda aktarmıştım. Ablam benden beş yaş daha büyüktü ve...
Son yıllarda ayaküstü konuşmalar dahil tüm sohbetlerin neredeyse en muteber konusu: çıkar ilişkilerinin toplumuzda ne denli yaygınlaştığı ile ilgili mülahazalar… Herkes bundan şikâyet etmekte ancak kimse bu vaziyeti sahiplenmemektedir. Halbuki faiz konusu gibi bu da maalesef hemen herkesi bir tarafından...
Bir arkadaşım sabah sabah “Hayırlı sabahlar” dedi. “Günaydın” dedim ben de, hem de inadına. Evet görüyorum, izliyorum, biliyorum bunları. “Hayırlı sabahlar, hayırlı günler, hayırlı cumalar, hayırlı işler, hayırlı akşamlar…” gibi sözler toplumu yediden yetmişe esir almış durumda. Hele birisi kalkmış...
Öyküleriyle Karacaoğlan Şiirleri – Ali UYSAL Tüm görkemiyle ilkbahar dağa taşa selam verdi. Toros Dağlarında bahar bir başkadır. Topraktan otlar, ağaçlardan çiçekler fışkırır. Gökte turnalar dizim dizim. Yeni türküler, yeni şarkılar boy gösterir. O yine yollarda, dağlarda, koyaklarda, tepelerdeydi. Gökler...
Bir dost ‘rustiksin’ demişti bana Nereye gitsem Hüseyni makamı çalmakta En sevdiğim şair Yunus Emre Sultan Alparslan ve Melikşah şeceremde Osmanoğulları ise hep gönlümde Tüm renkleri sevmekle birlikte Mavi ve tonları favorim Orta Asya ile ilgili bir şey görünce Hızlı...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 14 – Ali Ağamın İş Maceraları Ali ağam askerdeydi. Babam asker harçlıklarını hep gönderirdi. Askerden izinli geldi. Tekrar gidecek. Bu sefer babamda hiç para yoktu. Kara kara düşünüyordu. Mut’ta tarla zengini birisi tarlasına su getirtmek ister....
“Babam hayırsızmış; çok avratla düşüp kalkmış, anamı dövmüş durmuş, sövmüş saymış. Anam da nöğürsün, o yıllarda bir orman askeri varmış, bir gün anamı kaçırmış gitmiş bu asker. Bu yüzden el kapılarında büyüdüm ben. Kimi kovdu kimi dövdü. Köye bir öğretmen...
Kuzkuyusu Dağı eteklerinde denizden 1.158 metre yükseklikte bir dağ köyü. Bozyazı sınırları içinde ilçeye 35 km. uzaklıkta. Nüfusu 577. Çevresinde dereler, kanyonlar ile dağcıların, yürüyüşçülerin uğrak yeri olmuş. İshaklar Köyü deyince iki olay beni çok etkiledi: 1964 yıllarında Silifke’de Sakarya...
Berlin’de en çok dikkatimi çeken şehri baştan başa kuşatan metro ağı oldu. Metro istasyonları ve hatların yıpranmışlığına bakınca geçmişinin çok eski tarihlere dayandığı anlaşılmaktadır. Bir diğer husus; yaya kaldırımlarının genişliği, bisiklet yolları, alçak kaldırımlar, ferah kavşaklar ve su gibi akan...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 13 – Ali Ağamın Nişanlıları Babam aktif bir insandı. Orta 2’den ayrılmıştı. Köy ortamında okumuş, ileri görüşlü biri sayılırdı. Ormandan odun kestirir, deve kiralar ve onlarla Karaman’a gönderirdi. Ali ağabeyim yetişmiş ve o işlere bakar...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 12 – Babamın Hastane Projesi Babam (Sarı Ahmet) 1954’te Dağpazarı Köyü’ne hastane yaptırmak için İstanbul’dan mimar ve inşaat mühendisi getirtir. Onlar da hastanenin plan ve maketini yaparlar. Bunun için babamdan 7500 liralık senet alırlar. Babam...
Yörede inanış gereği, geçtiğimiz Çarşamba günü eşim Nuran Üçyıldız, dostumuz Mevci Arslan ile birlikte Gökbelen Yaylasından Kırtıl Dede’ye ziyarete gittik. İstanbul Kartal’da yaşayan Kırtıl Dede torunlarından Kadir Kırtıloğlu gelmiş, türbeye atalarının mezarını yaptırmış. Üzerine de Arapça yazılar yazılmış hece taşını...
Geçen gün, “bir aydır esen poyraz kesildi, yarım sevincim…” anlamında kısa bir yazı paylaşmıştım. Benim hem sevinişime hem sevinmeyişime şaşırarak bir gün bile dayanamadı ki, yeniden çıktı poyraz, püfür püfür. Aslında bugün ekmek yapacaktık biz. Yazımın ana konusu da bu...
“Hazır mıyız Mehmet Ağa?” “ Yağ, benzin alıverem. Siz çay için hele.“ Kahveye yöneldiler. Kahvenin yanında güneşleyenler vardı. “Selamünaleyküm.” “Aleykümselam.“ “Merhaba.” “Merhaba.“ “Öğretmenlere çay verin.” Kahveci salına salına geldi. “Bir şey mi dedin Hasan Ağa?” “Öğretmenlere sorun bakalım ne içerler?...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 11 – Şaban Usta Dağpazarı Köyü’nde Şaban Usta lakaplı demirci ustası kumarcı biri vardı. Şaban Usta birgün kumar oynar. Evdeki keçileri kumara verir. Karısı buna çok kızar, bırakıp gitmek ister. Elbette karısı giderse Şaban Usta...
İnanın Türkiye’de parmakla gösterilen ve Mutluyum demekten gurur duyduğumuz Mut ilçesi. Ben şahsen gurur duyuyorum. Sizleri bilmiyorum. Hemen hemen 12 ay geliri olan erikle başlayıp, Kayısı, İncir, Nar, Elma, Zeytin ve Zeytinyağı ve saire gibi meyvelerin artı sebzelerin ana vatanı...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 10 Lord Babam 1944 senesinde köye ev yaptırmıştı. Evin üstünü örtmek için kereste lazım oldu. Babam da Silifkeli Kör Durmuş isimli bir Tahtacı’ya Alaçam Tepesi’ndeki ormandan gereken keresteyi hazırlatır. O zamanlar ormanları orman askerleri koruyordu....
İki sayıdır Mut Çıtlık Dergisinde Yüksekokul öğrencisi bir kızın şiirleri çıkıyor. Ben de ona dergi gönderiyorum. Birinci dergiyi okuduğu kente göndermiştim, bir sorun olmadı. Ya ikincisi… Tatile girmişti, yeni adresini istedim. Arsuz’un Helvalı Köyüydü yeni adresi. Yeni kitabım Güz Güneşi’ni...
Uzun yıllar İstanbul, Kayseri gibi illerde yerel yönetimlerde basın danışmanlığı yapan dostumuz emekli olunca; Taşucu’nda bulunan Ata Evi’ni elden geçirerek annesi ile birlikte yeni bir yaşama sevincine giren Rifat Yörük ile Taşucu Arslan Eyce Amfora Müzesi’nde bir araya geldik. Ortak...
Sırtımı yaslasam Adras Dağı‘na Beci, İlice, Tekeli‘nin bağına Kızıl Minare‘yle Balabolu tarih çağına Adını yazdırmış tarihe Mut‘um. Çıkıverdik Mağaras‘ın başına Altımızda Kızılalan, Kıravga, Köprübaşı‘na Diştaş, Kertmen, Malya kendi başına Adını yazdırmış tarihe Mut‘um. Alahan, Burunköy ve de Yapıntı Gençali, Masara,...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 9 Keklik Aşkına Babam (Sarı Ahmet) keklik avcılığını çok severmiş. Oralarda keklik avı Mart ayında başlarmış. Babamgil Mart ayında Demirkapı Köyü’ndeki tarlalarına arpa ekmeye gelirlermiş. Bu her zaman böyleymiş. Babamın bir kekliği varmış. Etraftaki köylerde...
Mut’un Dağpazarı Köyü’nün halkının bir kısmı Silifke Mut tarafından gelen yörüklerden daha çoğu ise 1887 yılında Bulgaristan’ın Hacıoğlu Pazarcığı’ndan (Şimdiki adı: Dobriç ) gelen muhacirlerden oluşur. O civarda Dağpazarlı deyince önce akla bu göçmenler gelir. Zira diğer ahalinin o çevreyle...
AMCAM AHMET UYSAL’IN HATIRALARI – 8 İlk Karaman Yolculuğum Ali ağam evlendiği sene (1945) tabancasını Yörüklerden birine keçi karşılığında sattı. Bu keçileri Karaman’a götürüp beraber satacağız. Dağpazarı’ndan yola çıktık. Akşama Demirkapı köyüne geldik. Babamın amcasının oğlu Sami’nin evinde yattık. Sabah...
Örneğin Sertavul yaylası… Yazları nüfusu yirmi bine dayandı, artık yayla değil, şehir… Peki bu hızlı büyüme, hızlı kalabalıklaşma nelere mal oldu?.. Konumuz kuşlar ve hayvanlar üzerine. Daha altı yedi yıl öncesine kadar buranın üç önemli kuşu vardı, üçü de buranın...
Bir gün bir adam, elinde bir mektup, Der ki, Hocayı tutup: “Hocam, zahmet ya sana, Şu mektubu bana bir okusana.” Açar bakar ki Hoca, Mektup baştan sona kadar arapça. Şöyle bir evirir çevirir; Söktüremez; çaresiz, geri verir. Der ki: “Başkasına...
Öyküleriyle Karacaoğlan Şiirleri – Ali Uysal Yaşı oldukça ilerlemişti. Yaşam boyu yakınına uğramayan duygular kapısını çalar olmuştu. Bu karanlık düşler kara çadırda uykusunu bölmüş, parçalamıştı. O nedenle şafakta uyandı. Yatağında bir sağa, bir sola bir süre dönüp durdu. Uykusunun kaçış...
Duydum ki Acılardan kuleler yapar olmuş kalabalıklar Bense köprüler yaparım gidemediklerime Duydum ki Adım silinmiş suç dosyalarından Oysa yaş haddinden afedilmiş yüreğim hala tutsak Biriktirdiklerim adıma yazılı hikayelerde toplanır Duydum ki Yaşayan canlı insan mutluluk ararmış Çaresizlikse celladına aşık olurmuş...