Gece geldim evime başımı yastığa koydum aklıma birsürü yasa geldi. Aklıma gelenleri kısaca yazıyorum: Benim dışında hiç kimse sokakta bağırmasın ve çağırmasın. Hiç kimse kimseye küfür etmesin. Hiç kimse kimseye hakaret etmesin. Hiç kimse aldığım yetmez demesin, aldığıyla yetinsin. Hiç kimse sokaklarda...
Torosların eteğinde Karasu’nun Göksu Nehrine kavuştuğu; su sesi ile kuş cıvıltısının yarıştığı; üzüm, incir ve nar lezzetinin damaklarda buluştuğu cennet köşesi bir köyde büyüdü Neyzen. Kıpır kıpır, afacan, yaramazlıkları ile dikkat çeken bir çocuktu. Karasu’nun kaynağından su içer, Göksu’da yüzer,...
Büyük Burjuva Demokratik Devrimi (1789 Fransız Devrimi) ile gerek feodalizmi gerekse feodalizmin din kurumlarını, kiliseyi yıktılar. Hristiyanlıkta reform yapıp Protestanlık olarak yumuşatan kapitalist sistem ne oldu da 1. Dünya Paylaşım Savaşı ve özellikle de 2. Dünya Paylaşım Savaşı’ndan sonra bütün...
Bakarsınız bir hiç, bakarsınız kulaklara küpe, bakarsınız bir başyapıt… İşte bir kadının bana anlattıkları… Ben de size anlatıyorum… “Yaz günü, ala şafakta bir otobüse bindim, Adana’ya gidiyorum. Otobüs çok kalabalık, koltuğum 38 numara, arka sayılır… Sabahın erken saati olsa da...
“Egosundan, benliğinden, nefsinden arınmış; İNSAN kimliği dışında her türlü kimliğini çöpe atmış; Kendisiyle, çevresiyle, doğayla barışık ve bütünleşmiş olan herkes katılabilir.” Bu çağrıyı duyunca, Pazar günü Bodrumlu gezginciler ile bir araya gelmek üzere Hastane civarındaki buluşma noktasına gittim. Orada aracımız...
Bizler seçim vaadiyle kanmaya aldanmaya devam edelim. Onlar ise cebini yüksek maaşlarıyla doldurmaya devam etsinler. Mut ilçesi olarak geçen genel seçimde ne dedik. Gelin birlik olalım artık 50 yıllık özlemimizi bu seçimde başaralım demedik mi? Dedik ve başardık. Düşünüyorum da...
“İnsan çeşit çeşit, yer damar damar” demişti Nazım. Her gün değişiyor insan. Keşke iyi yönde olsa! Oran gittikçe azalıyor… Eskiden biz hiç evimizi kitlemezdik. Komşumuz evi açıp girer, ihtiyaci olanı alır aldığını söylerdi. Olanağı olduğunda da getirip yerine yenisini koyardı. Buğdayımız...
Elli yıldır uzaktan ve yakından politikanın içindeyim ama böyle seçim görmedim. Demek ki tek adamlık böyle bir şey… Yerden mantar biter gibi aday adayları var oldu. Hiçbirisi ben adayım diyemiyor… Herkesin hesabı başka başka… Hiç kimse bu ile, bu...
Gara Sait, “Ben hiç ilaç kullanmam; aspirin bile, doktor yüzü görmedim, hastane bilmem…” der ya hep, birkaç yıl önce birisi hastanede görür bunu. “Ulen Sait Ağa, hani sen hiç hastane bilmezdin, ilaç kullanmazdın?..” der. “Yengen yüzünden, yengen yüzünden” der o...
Güzel kızdı Hikmet; soyadı gibi güzel… Babasının üçüncü kızı idi. Mahallenin Bakkal Amcası Salim Efendi iki kızından sonra hep bir oğlu olsun istedi. ” Yarabbi sen her şeye kadirsin, hayırlı bir erkek evlat nasip eyle!” diye dua eder, “Erkek olursa...
Yeni bir Şiir Zamanı daha. Bu kez de Birhan Keskin’den… Ve İpek Ve Aşk Ve Alev I sana böyle akmaktan çok korktuğum için oldu her şey şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni .. dünya çok üzücü bir yerdi, savaş filmlerini...
İNSAN; korku, kıskançlık ve çıkar/menfaatle kirlenir.! Kirli insan her daim vicdansızdır, madrabazdır, üç kağıtçıdır, çamur atar, fesattır, acizdir, yalancıdır, sahtekardır, zavallıdır, şerefsizdir, ödleğin tekidir, ahlaksızdır ve de zalimdir. Dünya sevgiyle, emekle, üretmekle, paylaşmakla, çabayla, sanatla, mücadeleyle ve eşitlikle güzelleşip özgürleşecek,...
Kanadı bir yanım Bir yanım toprağa düştü Gökyüzü gürledi Şimşekler çaktı, korktum Yaktı tenimi, ıslatan yağmur taneleri Yangınlar içindeydim On iki yaşımda, o Mayıs sabahı İçimde bir yalnızlık Aklımın öteki ucu kalabalık Sevdalarımız uzak denizlerin derinliğinde Bir yanımız tutsak alındı...
Hava güzel, mevsim bahardı Cemre gibi düştün gönlüme Kanım kaynadı, içim ısındı Beni memleket sevdası sardı Kollarım açık yüzüne bakarken Göğsüm kabarırdı Sevinç gözyaşları yüzüme akarken Sanki içime güneş doğardı Öyle tutuldum ki sana ben Karşılıksız, biteviye Gençlik...
Bu yazımda Mut’un varsıllarına seslenmek istiyorum. Elbette ki konumuz kültür sanat. Ve hepsinin hoşgörüsüne sığınarak… Mustafa Kemal’in kültür ve sanat konusundaki o unutulmaz sözlerini, umarım ki hepimiz biliyoruzdur. Ama kaçımız bunun bilincindeyiz ve bunu içselleştirebiliyoruz acaba? Kültür sanat konusunda Mut...
31 Mart 2019 yerel seçimlerine henüz daha 5 ay varken yerden mantar biter gibi aday adayları olması neyin habercisi acaba!? Türkiye’de demokrasi olmadığı için adayın yukardan tek adam tarafından belirlendiği bilindiği halde yerden mantar biter gibi aday adaylarının çokluğu...
18 Kasım 2018 Pazar günü, saat 13.00’te başlayan 3. Genel Kurul Toplantısı sonunda Alevi Kültür Dernekleri Anamur Şube Başkanlığına Nurgül Er tekrar seçilerek güven tazeledi. İkinci listede yer alan İsmail Gün ile birlikte iki liste yarıştı. Kongrede ; Yönetim Kurulu...
Silifke, İç Anadolu’nun karayolu ile gidildiğinde Mut ilçesini ve Toros dağlarını geçtikten sonrasındaki deniz kapısıdır. Akdeniz bölgesinde Mut’un denize açılan en kısa mesafedeki kapısı olan ve Adana- Antalya karayolunu birbirine bağlayan Silifke’deyim. Mut’un sınır komşusu, kardeş şehri, 45 dakika uzaklıktaki...
“Hayatta en korktuğum şey, sıradanlaşmaktır.” Filiz Çelik “ Yusuf Sağ öldü ya, karısı şimdi burada. Dört kızları var bunların. Hangisi hangisidir hiçbirisini bilemem. Küçükken her birine bir ad takmıştım: Gülyağı, Kolonyayı, Granpen Yağı*, Mavzer Yağı. Geçen gün birisi anasının yanına...
Alevi Kültür Dernekleri Silifke Şubesi’nin 5. Olağan Genel Kurulu, yönetim kuruluna beş kadıncık ana seçildiler. 11 Kasım 2018, Pazar günü yapılan genel kurulda; Divan Başkanlığını Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Yöneticisi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ali Özveren, Başkan Yardımcısı Alevi...
“Eğri gider, büğrü gider Silifke‘ye doğru gider.“ Çocukluğumuzda bize bilmece sorarlardı. Bilmecenin de birisi buydu. Yanıtı “GÖKSU“ nehri. Toros dağlarından çıkan sular, eğriler çizer, vadileri yarar sonra da Akdeniz’e ulaşır. Göksu nehri üstünde asırlardır uygarlıklar yaşamış. Özellikle Selefkos döneminde büyük...
Geçen perşembeydi, birkaç arkadaşa “Sertavul’a gidelim” dedim. Birisi “Ben donarım” dedi, birisi “hey” dedi, birisi “huy” dedi, kimisi “hey huy” dedi, ben de biraz hüzünlenerek, inadına doya doya da özgürleşerek, bir başıma çektim gittim. Önce doya doya çalıştım; bahçeyi belledim,...
Renkli bir kişilikti Topçu Mehmet Emmi. Hayatı da renkli ve hengameli geçti. Bakmayın soy adının farklı olduğuna, babamın öz amcasının oğlu. Soyadı kanunu çıktığında dedem ile bir kardeşi AKPINAR demiş, diğer kardeşi TAŞ… Gençlik yıllarında marangozdu; kulağında kalemi, ağzında sigarası,...
YEREL SEÇİMLERDE BÜYÜKŞEHİRLERİ KAYBEDEN AKP OLABİLİR Mİ ACABA? AKP yerel seçimlerde Anavatan Partisi’nin tablosunu yaşayabilir mi? Bir yazar olarak vatandaşın ağzından, Mart 2019’da yapılacak yerel seçime ilişkin değerlendirmeler. İşte tahmini, AKP’nin ilk 3 büyük şehri kaybetmesi durumunda 1989’da Anavatan Partisi’nin...
Yalnızlık zifiri karanlıktır, korkutur insanı Yalnızlık buz tutar, üşütür Yalnızlık aç bırakır Dört duvar arasında kalır insan Yalnızlık acımasızdır Sabahlara nöbet bekletir, uyku tutmaz Sevdiklerinden uzak kalır insan Yalnızlık deli divane eder, sevgisiz bırakır Yalnızlıkta yolunu şaşırır insan Aklını yitirir,...
Tutucu toplumlarda aşk’ı okuyan çok, “okudum” diyen az olur. Arkadaşlarıma, dostlarıma, eli birazcık kalem tutanlara diyorum ki, beni biriktirin, ölmeden zor ya, ölünce belki gerekli olurum. Bilge kişi bilen, bilinçli, birikimli, birleştirici, belleği boş olmayan, alçakgönüllü, hoşgörülü, yolgösterici, öngörüsü güçlü...
Anadolu’da binlerce yıl önceden günümüze gelen Mezopotamya uygarlığını gördük. Poyraz Doğa Gezginleri ile yolumuz bu kez Mardin diyarlarına oldu. Araç ile 12-13 saati bulan bir yolculuk sonunda ilk durağımız Hasankeyf oldu. “Aman uygarlık kaybolmadan görelim” dedik. Rehberimiz Eyüp bizi karşıladı....
Yıllardır özlemini çektiğimiz Cumhuriyet Bayramı’nı, eksiklerini bir kenara bırakırsak, çok güzel ve Türkiye’mize yakışır şekilde kutladık. Bir gün önce çelenk koyma merasiminde gördüğüm kadınlı erkekli kalabalığa ilçe Kaymakamımızın ‘beş yılın en büyük kalabalığı’ demesi de dikkatimi çekmişti.. Çocukluğumuz ve gençliğimizde, kısacası...
Doğa, ille de, inadına… Bu yazıyı okuyup okumamanız çok önemli değil, önemli olan doğacı mısınız, değil misiniz, bu? Doğacıysanız da nasıl bir doğacısınız?.. Çocukluğumuzda ve gençliğimizde kimse “doğa” demedi bize. Şimdiki doğacılığımızı ise büyük oranda doğa içinde büyüyüp gelişmemize ve...