“Zaten ben şiiri susuz içerim!”Hanife Sinan Sabah / Beci Köyü+“İnsanlardan kaçmaya başladım, toplum içine pek girmiyorum, ağaçların, kuşların bana hiçbir zararı yok…”Resul Sinan / Sakız Köyü+“Ölümü düşünürken yaşamdan tat alamazsın!..”Mehmet Çiftçioğlu / Çiftçiler Köyü+“Okulun arka kapısından çıkanlar!..”Durşen Mustul+“Hiçbir çocuğa “adam...
Geçenlerde, tümünü izleyemesem de, bir belgeselin bir bölümünü izleme olanağı buldum. Bir Afrika yurdu anlatılan yer, oranın bir köyünü gezmeye gitmiş bizden birisi. Daha doğrusu belgesel hazırlamaya…Birkaç kişi karşılıyor köylülerden kendisini, güzel bir karşılama…“Köyünüzde birkaç gün kalıp sizin kültürünüzü tanıyacağım”...
16 Eylül 2016 günü aramızdan ayrılan Dr. Yüksel Burkutoğlu’nu 4’cü ölüm yıl dönümünde saygı ile anıyoruz. Aydınlık içinde olsun. Dört yıl önce yazdığımız yazıyı paylaşmak diledim. “Gülnar’ın bağrından bir doktor çıkar. Gün olur gelir kendi yöresinde Hükümet Tabibi olur. Tek...
AŞK Uzun ve şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Şoförün selektör sesinden başka ses yok. Hayatımın son yirmi yılı yolculuklarla geçti. İçimde hiçbir zaman geçmeyen bir heyecan var. Dümdüz Konya Ovasını ve ardından Karaman’ı geçtikten sonra Toros Dağlarını görüp yol kıvrılmamaya başlayınca ‘tamam...
Günümüzden beş yüz yıl önce Bulgar (Bolkar) dağı üstünde Yörük obaları yaşardı. Her obanın bir beyi olurdu. Oba beyleri güçlü kişilerdi. Çevrelerinde sayılır sevilirlerdi. Çevrede birçok sorun oba beyleri tarafından çözülürdü. Ad koyma, düğün gibi törenlerde hep en başta en...
Bu sabah Özgürlük Yolu’mda yürürken bir şey gördüm ve inanın ki dünyalar benim oldu. Ama asla söyleyemem bunu. Çünkü “yerin kulağı var” derler ya, ondan. Kimi zaman susmak suçtur ya da suça ortak olmaktır, kimi zamansa söylemek! İşte bu da...
“O gelinceye kadar, ne zaman öldürüleceğimizi bilmiyorduk. Onun için dağara vurduk kendimizi. O gelince; hiç olmazsa ölmeyeceğimizi biliyoruz. Atatürk sevilmez mi?” Felteş Dede 15 Eylül 1981 tarihinde Hakka yürümüştü. Aradan 39 yıl geçti. Hala onu unutmuyoruz. Onun ektiği, bizlere bıraktığı...
SENFONİ ORKESTRASI Yurda giriş sonuçlarının açıklanması için beklemem gerekiyordu. Kimsenin olmadığı bir bekleme salonunun camına asılacak bir liste tüm hayatımı yönlendirecekti. Yurt-Kur listelerinde 3068 yedeğim. Tek umudum kendi üniversitemin yurduna girebilmek. Bu süreci teyzemlerde geçiriyorum ama bir an önce kendi...
ZAMAN MAKİNASI Zaman her şeyin ilacı derler ya, memleketinden ayrı yaşayan insanların içinden geçirdiği ve sık sık sayıkladığı cümle bu olsa gerek. Zaman her şeyin ilacı mı gerçekten? Bu konuyu aramızda uzun uzun tartışmamız gerekiyor. Kime göre, neye göre ilaç...
Burası eski bir ark, ben de harap bir elmayım burada. Mayhoşu tadımla, al yanaklılığımla eskiler çok iyi bilir beni. Şimdi can çekişiyorum susuzluktan ve ilgisizlikten. Eskiden gürül gürül su akardı bu arktan. Bu yöredeki ağaçlar, avarlar bu suyla sulanırdı. Yemyeşildim,...
Toroslar dendi mi ardıç akla gelir. Hele meşeler ile sarmaş dolaş boz ardıçlar. Bir bireri ile kardeş kardeş yaşarlar. Bunun ikisi de çam ile geçinemezler. Çam bencildir. Çevresinde başka bir bitkiye yaşam tanımaz. Ama meşe, pırnal, ardıç diğer canlılarla iç...
GURBET Gurbetin ne demek olduğunu anlamam biraz zaman aldı. Büyük şehirlerin büyülü dünyasına ve imkânlarına alışmak küçük ve mütevazı bir ilçede büyümüş bir genç için çok etkileyici olabiliyordu. Peki gurbet ne zaman gurbet olmaya başlıyor? İnsan ne zaman memleketinden uzaklaşmaya...
Türkçemizde sesli harflerle ilgili kurallar vardır. Bu kuralları tam anlayabilmek için sesli harflerin sınıflandırılmasını bilmek gerekir. Düz sesliler, yuvarlak sesliler, geniş sesliler, dar sesliler, geniş düz, dar yuvarlak… Bu konuya hiç girmeyelim isterseniz. Ezberleyip öğrenilmesi kolay değil. Her sesli harften...
Yıllardır böbrek hastası. Baharla birlikte hem diyalize başladı, hem de Sertavul Yaylasına göçtü. Diyaliz aracı şimdi onu yayladan götürüp getiriyor Mut Devlet Hastanesine. Haftada üç gün.Araçta 8 kişi var bugün hastaneden çıkarken, zaten 8 kişilik araç…Sertavul’a gelinecek ya, araç birden...
“Davarı iyi yüz be dayı. Sonram yenmez, kokar.“ “Len sen bacağına bak da öyle konuş. Hadi ordan. Çoluk çocuğun diline düştük.“ Kasap dayı kızınca az ileri gitti oturdu. “Dayı yaylaya gitmeyecek miyiz? Söylesene be dayı. Görecem geldi yaylayı. “ Kasap...
Canım okurlarım böylesine geniş kapsamlı bir konunun bilgisayarın daracık sayfalarına sığdırılamayacağını kabul edersiniz. İçinde dolaştığımız konu birkaç ciltlik kitapla anlatılabilecek genişlikte. Öyleyse bizim amacımız ne? Bizim amacımız böylesine önemli bir konuya dikkatinizi, ilginizi yönlendirmek. Dil bilginlerinin Türkçemizi dünya dilleri arasında...
Dil bir ulusun temel direğidir. Dilini tanımayan ulusunu da tanımaz. Dilini sevmeyen ulusunu da sevmez. Bu gerçeği çok iyi bilen yüce önderimiz Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atarken dilimize özel bir önem, özel bir yer ayırmıştır. Bu gerçeğin gölgesi altında ben...
Otuz yıl kadar önceydi, doğa başyapıtı Yerköprü yeni yeni ünlenmeye başlamıştı. Mut dışından nice insan Yerköprü’yü soruyordu bana. Ama kendim görmemiştim daha!..Bu, omzumda büyük bir Mut utancıydı. Bereket çabuk kurtuldum bu utançtan!Mut köylerini gezerken kimi köylüler soruyor:“Nerelisin Hocam?”“İbrahimli Köyündenim.”Sözler çoğalıyor:“Öyle...
Yaz aylarında yıllık iznimin bir bölümünü Sertavul aylasında geçiririm. Kardeşlerim, akrabalarım, yakın arkadaşlarım ve dostlarımla birlikte vakit geçirmek için yayla iyi bir imkan. Yürüyüş, kır gezisi, kahve sohbetleri ve dost ziyaretleri yaylanın vazgeçilmez etkinlikleridir. Bu arada batırık sefası, kahve ikramları,...
ALİ AĞA Ekonomik, sosyal ve psikolojik yaşamımızı düzenli ve sürekli bir şekilde sürdürebilmemiz için çalışmamız gerekiyor. Çalışma hayatıma ilk adımımı Kozlar’da attım. Elektriğin yeni geldiği yıllardı. Kozların yolu taş toprak. Sabah erkenden kalkıp fırında pide kuyruğuna girmiştim. O sırada bir...
“Üç gün önce parkta yürüyüş yapıyordum. Yürüyüşümü bitirmiştim ki yerde bir 10 lira! Cebime atamadım bir türlü, eve kadar avucumda getirdim. İki gün sonra da öbür paralarıma karıştı gitti… Ertesi günkü yürüyüşümde bir baktım ki, tabi yine parkta, su vanalarını...
Önce Mut;Yenidünyayla başlar yeni ilkbahar,Arkasından doya doya erik,Arkasından çeşit çeşit kayısı,Karışır hepsi birbirine… Sonra yayla;Mut’un eriğine kayısısına devem,Derken erkenci bir kiraz,Derken iki kiraz daha,Karışır kirazlar birbirine.Arkasından yayla kayısısı,Arkasından harap bir elma,Arkasından iki harap elma daha,Karışır harap elmalar birbirine.Arkasından harap bir...
ÖZNUR EKİCİ GÖKBELEN YAYLASINDA ‘YAZ DOSTUM’ DEDİ Mersin Büyükşehir Belediyesi sanatçıları halka sosyal mesafeli halk konserleri başlattı. Corona günlerinde eve kapanan halkın biraz morali düzelsin diye yaz konserlerinde buluşları sağlandı. Gündüzden başlayan sahne, ışık ve ses düzeni hazırlıklar konser...
Kargayla kuzgun konusunda hiçbir araştırma yapmadım. Burada söyleyecek olduklarım tümüyle gördüklerime, gözlemlerime dayalı. İşte kargayla kuzgunun benzerlikleri ve farklılıkları: İlk başta adları birbirine çok yakın, müziksi bir tat; karga, kuzgun!.. İkisi de kara, ama kuzgun daha kara… Kuzgun karganın iki...
İLK ACI Yürüyorum; Mut’un top sahasına doğru, bazen geceleri yürüyorum. Yolda yürürken iğde ağaçlarının kokusu geliyor buram buram, ilerdeki değirmenin sesi… Karanlıktı Mut. Fazla aydınlığı yoktu çocukluk memleketimin. Yürüyorum; Üçbeğ’e doğru yaklaştıkça göğsüme bir soğukluk vuruyor; oralar merkeze göre daha...
Bu gün yaylaya göçüyorum. Hoşça kalın. Bin dokuz yüz otuz üç yılında köyümüzde yaşanan bir olay var. Sevgi çeşitlerini olduğu gibi yansıtıyor. Vatan, millet benzeri her çeşit sevgiyi de bu kapsamda düşünebiliriz. O nedenle siz dostlarıma anlatmayı uygun buldum: Otuz...
Bir arkadaş dedi ki, “Sen hep kendini yazıyorsun, bencillik bu!”Söylediklerinin doğruluğu ya da yanlışlığından değil, düşüncelerini söylediği için, öncelikle teşekkür ediyorum bu arkadaşa.Geliyorum şimdi söyleyeceklerime:Demek ki bu arkadaş beni yeterince okumamış, hele hele öykülerimi, öykü kitaplarımı, Dokuz Mutlu’yu hiç okumamış....
Uzun yıllar onu hep takip ettim. Bir bakıyordum Fransa’da, Almanya’da, Hace Bektaş’ta, İzmir’de bir sanat etkinliğinde, sanat sever, siyasetçi, halk adamı. Aramızdan ayrılalı 14 yıl olmuş. Bir yaz günü onu kaybettik. O dönem Sertavul’da komşumuz idi. Bizde Mut’ta sırlama gittik....
Susmayan bir cahil canlıdırSusan bir aydın ölüdür.+Yüzüne bile bakmamıştımÇantasından insanlık kitabı çıktı.+Özgül ağırlıklı bir cırcır böcekSöylediklerini söylemeden ölecek!Beni tanımak mı istiyorsunuzTırnaklarımdan başlamalısınız.+Ey gökyüzünün gümüş dedesi,Seninle çoğalışlarımdan hak gönderiyorum sana.+Güneş vurmuştu gazel yerlerimeİlkbahar tütünce pardon diyorsun.+Çocukluğum su dökmüş ki arkamdan,Guduk yemeye...