DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
26°C
Mersin
26°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Yağmurlu
19°C
Pazar Yağmurlu
19°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
20°C

YAZARLAR

REKLAM ALANI
04.12.2020
Lise yıllarında sesli okur, sessiz okuduğumda iyi anlayamazdım. Üniversite yıllarında sesli okuma ortamı bulamadığından, yazarak çalışmayı denedim. Elimde kalem, kağıt kısa notlar alırdım. Zamanla sessiz okumaya, dolayısıyla okumaya alıştım. Ülkemde, çevremde olup bitenler beni ilgilendirir olmuştu. O yıllar heyecanlı, hareketli...
01.12.2020
Bugünlerde arı en çok acı bal yapıyordu…Ve öylesine bir iki insanlık sarsıntısı yaşamıştı ki o; Ağrı Dağı kadar yorgun ve kaygılı, Çukurova kadar ezilmiş ama umutlu, şiirler ve türkülerle okşanmışçasına coşkulu ve uzun soluklu, İbrahimli ve Çukurbağ köylerine bakan Direkkaya...
Karadeniz‘i Marmara’ya bağlayan bir İstanbul Boğazı var. Hemen yanına ikinci bir  sahte boğazı simgeleyen bir kanal çok basit kalır. Bu gün uçaktan çekilmiş bir İstanbul fotoğrafı gördüm. Dostumuz, kardeşimiz Pilot Savaş Ekler çekmiş, paylaşmış. İstanbul çok güzel, kıskanacak kadar güzel…...
24.11.2020
Ben hep kuru ağaçları suluyormuşum! Böyle demiş bir arkadaş. Tabi Mut Çıtlık dergisini kastederek. Mut Çıtlık dergisinin her sayısında eski bir Mut evini, içinde yaşayanları, dolaysıyla Mut kültürünü (bunlar ölmüş gitmiş insanlar) tanıtıyor, içindekilerin çoğu ölmüş eski fotoğrafları ve yine...
17.11.2020
BİR derenin içindeki beş kaynaktan ve de sağ yamacındaki üç kaynaktan çıkıp, çağıl çağıl, şırıl şırıl akıp duran sularız biz. Binlerce yıldır böyleyiz…Yaşam veririz buranın yemyeşil güzelim doğasına; börtüsüne böceğine, kuşlarına, hayvanlarına, ormanına; çalısına çırpısına, çiçeklerine otlarına, ağaçlarına…Can verir, can...
Yöremize baktığımızda; binlerce yıl önce yerleşim yerleri taşlık, kayalık yerlere yapılmış. Ovalara yerleşim tarihleri daha çok yeni. Önce kerpiç evler yapılmış. Yanına birer ahır. Bahçe evleri büyütülmüş. Gün gelmiş, bir iki katlar üçe, beşe, yediye sonra da 15-17 katlara çıkarılmış....
13.11.2020
“Harika bir akşamdı; gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl olur da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?” Dostoyevski bir eserine böyle başlıyordu. Buradan esinlenerek ben de sormak istiyorum: Evet. Nasıl...
7 KASIM 2019 günü aramızdan ayrılan Yanyatır Ocağı Dedesi Taki Özcan Dede’yi anıyoruz.  Özenli bir çalışma sonunda hazırlanan belgeselini dün Can TV‘de izledik. Yakınları, talipleri onu anlattılar. Güzel bir belgesel olmuş. Zeynel Gül ve emek veren tüm hısımların emeklerine sağlık....
02.11.2020
TOPRAK ANA VE DAYANIŞMA RUHU Uzun ve şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Ne zaman bir yolculuk yapsam elime kâğıt kalemi alıp yazmaya başlıyorum. Çocukluğumun var ve yoklarının arasında; kısıtlı imkânlar ile alınmış tenekeden yapılmış bir oyuncak otobüsle mutlu olan veyahut bir tane...
28.10.2020
Bekir Coşkun’a saygıyla… Evet, neyime gerekmiş miş benim gerisi!?Kültür sanat yazmalıymışım yalnızca…Deniz derya demokrasideyiz de!…**Mut’un en yüksek dağına ‘görmeden’ Mut’tan şöyle bir baksam, dorukları ekim ayında öbek öbek bembeyaz kar, sanki kazdıkça toprağın altına gizlenmiş karlar çıkıyormuş gibi, oysa altı...
21.10.2020
Yusuf Has Hacib ve Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacib 1019 yılında Türkistan’ın Balasagun şehrinde doğdu. 50 yaşında iken Kaşgar’a geldi. Kaşgar o zaman Doğu Karahanlılar’ın başkenti idi. Balasagun’da yazmaya başladığı ve Kaşgar’da tamamladığı “Kutadgu Bilig” adlı eseri Karahanlılar Hükümdarı Talgaç Uluğ Buğra Han’a...
Gökbelen bağ arasına bir yürüyüş yapmıştık. Mazhar Tol Sekisi, derken Deve inine ulaşan patika yoldan yürürken aşağıda Gökbelen deresi ve karşıda Göksu vadisinin bitiminde karşımıza bir dağ çıktı. Yanlarında görünen Toroslar dağ silsilesi yanında ben varım diyordu. Tos toparlak şeklinde...
17.10.2020
Çocuk olsaydım; masum, gülümseyen, oyuncaklarıyla sevinen… Yoksa da kendisi yapıp eyleyen; kah çamurdan, kah ağaçtan…Nehirde ağacı sal; karada değneği at, eski teli çember yapıp koştursam… Düşler kursam, düşlerde mutlu olsam… Tek derdim kırılan oyuncağım olsa, varsın yırtık pırtık olsun ayakkabım....
16.10.2020
KORKULARIM Bir film müziği melodisi ile ilerliyoruz. İlk defa uzun ve şehirlerarası yolculukların bitmesini istemedim. Yeşilçam klasiklerinden bir tanesini açtılar otobüste. Yanımda bir amca var ısrarla muavine ha babam sınıfı var mı diye soruyor. Yavaş yavaş teknoloji ile tanışmaya başladık...
06.10.2020
ÖĞRENCİ Uzun ve şehirlerarası gece yolculuklarını sevmiyorum. Otobüste herkes uyuyor. Zamanın değerini kavrayamayacak yaştayım. Günler yaşım büyüdükçe azalıyor mu ne!?… Okul yolunda elimde bir simit, botumun karda bıraktığı izler ve çıkardığı seslerle ilerliyorum. İçimde garip bir hüzün, garip bir sevinç...
04.10.2020
Çocukluğumuzda telefon nedir bilmezdik. Haberleşmek için tezkere yazılır, selam gönderilir; posta çok iyi çalışır, mahallenin postacısı herkesi tanır, mektubu sahibine mutlaka ulaştırırdı. En ücra köylere kadar posta hizmeti vardı. Daha gerilere gidersek Kurtuluş Savaşı sırasında en etkin iletişim aracı telgraftır....
29.09.2020
“Zaten ben şiiri susuz içerim!”Hanife Sinan Sabah / Beci Köyü+“İnsanlardan kaçmaya başladım, toplum içine pek girmiyorum, ağaçların, kuşların bana hiçbir zararı yok…”Resul Sinan / Sakız Köyü+“Ölümü düşünürken yaşamdan tat alamazsın!..”Mehmet Çiftçioğlu / Çiftçiler Köyü+“Okulun arka kapısından çıkanlar!..”Durşen Mustul+“Hiçbir çocuğa “adam...
22.09.2020
Geçenlerde, tümünü izleyemesem de, bir belgeselin bir bölümünü izleme olanağı buldum. Bir Afrika yurdu anlatılan yer, oranın bir köyünü gezmeye gitmiş bizden birisi. Daha doğrusu belgesel hazırlamaya…Birkaç kişi karşılıyor köylülerden kendisini, güzel bir karşılama…“Köyünüzde birkaç gün kalıp sizin kültürünüzü tanıyacağım”...
16 Eylül 2016 günü aramızdan ayrılan Dr. Yüksel Burkutoğlu’nu 4’cü ölüm yıl dönümünde saygı ile anıyoruz. Aydınlık içinde olsun. Dört yıl önce yazdığımız yazıyı paylaşmak diledim. “Gülnar’ın bağrından bir doktor çıkar. Gün olur gelir kendi yöresinde Hükümet Tabibi olur. Tek...
16.09.2020
AŞK Uzun ve şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Şoförün selektör sesinden başka ses yok. Hayatımın son yirmi yılı yolculuklarla geçti. İçimde hiçbir zaman geçmeyen bir heyecan var. Dümdüz Konya Ovasını ve ardından Karaman’ı geçtikten sonra Toros Dağlarını görüp yol kıvrılmamaya başlayınca ‘tamam...
16.09.2020
Günümüzden beş yüz yıl önce Bulgar (Bolkar) dağı üstünde Yörük obaları yaşardı. Her obanın bir beyi olurdu. Oba beyleri güçlü kişilerdi. Çevrelerinde sayılır sevilirlerdi. Çevrede birçok sorun oba beyleri tarafından çözülürdü. Ad koyma, düğün gibi törenlerde hep en başta en...
16.09.2020
Bu sabah Özgürlük Yolu’mda yürürken bir şey gördüm ve inanın ki dünyalar benim oldu. Ama asla söyleyemem bunu. Çünkü “yerin kulağı var” derler ya, ondan. Kimi zaman susmak suçtur ya da suça ortak olmaktır, kimi zamansa söylemek! İşte bu da...
“O gelinceye kadar, ne zaman öldürüleceğimizi bilmiyorduk. Onun için dağara vurduk kendimizi. O gelince; hiç olmazsa ölmeyeceğimizi biliyoruz. Atatürk sevilmez mi?” Felteş Dede 15 Eylül 1981 tarihinde Hakka yürümüştü. Aradan 39 yıl geçti. Hala onu unutmuyoruz. Onun ektiği, bizlere bıraktığı...
12.09.2020
SENFONİ ORKESTRASI Yurda giriş sonuçlarının açıklanması için beklemem gerekiyordu. Kimsenin olmadığı bir bekleme salonunun camına asılacak bir liste tüm hayatımı yönlendirecekti. Yurt-Kur listelerinde 3068 yedeğim. Tek umudum kendi üniversitemin yurduna girebilmek. Bu süreci teyzemlerde geçiriyorum ama bir an önce kendi...
09.09.2020
ZAMAN MAKİNASI Zaman her şeyin ilacı derler ya, memleketinden ayrı yaşayan insanların içinden geçirdiği ve sık sık sayıkladığı cümle bu olsa gerek. Zaman her şeyin ilacı mı gerçekten?  Bu konuyu aramızda uzun uzun tartışmamız gerekiyor. Kime göre, neye göre ilaç...
09.09.2020
Burası eski bir ark, ben de harap bir elmayım burada. Mayhoşu tadımla, al yanaklılığımla eskiler çok iyi bilir beni. Şimdi can çekişiyorum susuzluktan ve ilgisizlikten. Eskiden gürül gürül su akardı bu arktan. Bu yöredeki ağaçlar, avarlar bu suyla sulanırdı. Yemyeşildim,...
Toroslar dendi mi ardıç akla gelir. Hele meşeler ile sarmaş dolaş boz ardıçlar. Bir bireri ile kardeş kardeş yaşarlar. Bunun ikisi de çam ile geçinemezler. Çam bencildir. Çevresinde başka bir bitkiye yaşam tanımaz. Ama meşe, pırnal, ardıç diğer canlılarla iç...
04.09.2020
GURBET Gurbetin ne demek olduğunu anlamam biraz zaman aldı. Büyük şehirlerin büyülü dünyasına ve imkânlarına alışmak küçük ve mütevazı bir ilçede büyümüş bir genç için çok etkileyici olabiliyordu.  Peki gurbet ne zaman gurbet olmaya başlıyor? İnsan ne zaman memleketinden uzaklaşmaya...
04.09.2020
Türkçemizde sesli harflerle ilgili kurallar vardır. Bu kuralları tam anlayabilmek için sesli harflerin sınıflandırılmasını bilmek gerekir. Düz sesliler, yuvarlak sesliler, geniş sesliler, dar sesliler, geniş düz, dar yuvarlak… Bu konuya hiç girmeyelim isterseniz. Ezberleyip öğrenilmesi kolay değil. Her sesli harften...
02.09.2020
Yıllardır böbrek hastası. Baharla birlikte hem diyalize başladı, hem de Sertavul Yaylasına göçtü. Diyaliz aracı şimdi onu yayladan götürüp getiriyor Mut Devlet Hastanesine. Haftada üç gün.Araçta 8 kişi var bugün hastaneden çıkarken, zaten 8 kişilik araç…Sertavul’a gelinecek ya, araç birden...